(2863 S. K. m. 3, 5, 11)
Dava: Kostanti Maşiyako ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Gökçeada Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 11.06.2004 gün ve 58/80 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 01.02.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Avukat Arzu Çelik gelmedi. Karşı taraftan Hazine vekili Avukat Faik Tanlık geldi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebebine dayanarak 255 ada 13 parselin tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, taşınmazın korunması gerekli kültür varlığı niteliğinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
92.78 m2 yüzölçümlü 255 ada 13 parsel, 28.11.1995 tarihli kadastro ile korunması gerekli kültür varlığı olup koruma kurulunca düzenlenen envanter listesinin 9.sırasına kayıtlı olduğu belirtilerek Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Bir yerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle kazanılabilmesi için diğer edinme koşullarının yanında taşınmazın niteliğinin de kazanılmaya elverişli yerlerden olması gerekir. Kültür ve Turizm Bakanlığı Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu'nun 17.10.1985 gün 1548 sayılı kararının 1. bendinde ekli listede envanter numaraları ve adresleri belirtilen yapıların 2863 sayılı Kanun uyarınca korunması gerekli taşınmaz kültür varlıkları olarak tescil edilmelerine denilmiştir. Karar ekinde bulunan envanter listesinin ise 9. sırasında çınarlı mahallesi cami sokak no:22 olarak belirtilmiştir. Fen bilirkişisi ve uzman arkeolog bilirkişi rapor ve ekindeki krokilerinde envanter listesinin 9.sırasında yer alan yapının davaya konu 255 ada 13 parsel içinde olduğunu belirtmişlerdir.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 3. maddesinin 1.fıkrasında kültür varlıklarından, 2. fıkrasında da, tabiat varlıklarından ne anlaşılması gerektiği açıkça belirtilmiş, maddenin 5. fıkrasında da, koruma alanı, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunması veya tarihi çevre içinde korunmalarında etkinlik taşıyan korunması zorunlu olan alan olarak ifade edilmiştir. Aynı Kanunun 11. maddesi ile de, yalnızca korunması zorunlu kültür ve tabiat varlıkları ile bunların koruma alanlarının zilyetlikle iktisap edilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Az önce de belirtildiği üzere, uyuşmazlık konusu parselin içinde korunması gerekli yapı bulunmaktadır. Kanunun 5. maddesine göre, korunması gerekli taşınır ve taşınmaz kültür varlıkları Devlet malı niteliğinde olup 11. maddeye göre de, zilyetlik yolu ile kazanılmaları mümkün değildir. Yukarıdan beri açıklanan maddi ve hukuki olgular karşısında dava konusu taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yolu ile edinilmesi mümkün bulunmamaktadır. Davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçeler nedeni ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Yargıtay duruşmanın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 400 YTL. Avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında Avukat marifetiyle temsil olunan davalı Hazineye verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 10,10 YTL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1,10 YTL'nın temyiz edenden alınmasına 01.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy