(1086 S. K. m. 413) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Nurettin Ağrı ile Hazine ve DSİ Genel Müdürlüğü aralarındaki mülkiyetin tespiti davasının kabulüne dair Iğdır Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 25.02.2004 gün ve 855/68 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, vekil edeni adına tespit ve tescil edilen 101 ada 393 parselle bir bütün olan dava konusu taşınmazın kanal vasfıyla 101 ada 322 parsel içerisinde tespit edildiğini, tespitten önceki kazanmayı sağlayan 30-40 seneyi aşkın zilyetlik nedeniyle mülkiyet hakkının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, sebep açıklamaksızın davanın reddine, DSİ vekili taşınmaz üzerinden idarece kanal geçirildiği, kamu malına dönüştürüldüğü için edinilmesinin mümkün olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece teknik bilirkişi tarafından 322 A ile gösterilen 8995,94 m2 yerin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz bölümünü kapsayan 101 ada 322 parsele ait kadastro tutanağında Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup, 1992 yılında Devlet Su İşleri kanalının geçmesi ile kanal vasfına dönüştüğü ve halende kanal olarak kullanılmakta olduğunun belirlenmesi üzerine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 18. maddesi hükmü uyarınca 09.04.1999 tarihinde kanal niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı görülmekte olan bu dava ile kanal yapımından önce 30-40 seneyi aşkın bir süreden bu yana özel mülkiyet şeklinde tasarruf ettiklerini açıklayarak mülkiyet tespitine karar verilmesini istemiştir. Yerel bilirkişi ve tanıklar, kanal yapımından önce bitişik ve komşu parsellerle aynı yapıda olan dava konusu taşınmaz bölümünün davacı tarafından tasarruf edildiğini bildirmişlerdir. Dava dosyasının ayırma tarihinden önce Iğdır Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002/432 esas numaralı dava dosyası nedeniyle yapılan keşif ve dinlenen yerel bilirkişiler dava konusu taşınmaz ve çevresinin köy orta malı mer'a olduğunu bildirmişler ise de, bu dosyayla birlikte temyiz incelemesi nedeniyle Dairemize gönderilen aynı ada dahilinde kalan diğer parsellerin mer'a olduğuna dair herhangi bir açıklama bulunmadığı gibi, hükmen tescillerine ilişkin gerekçeli karar örneklerinde de mera olduğuna dair herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Bu nedenle, mahalli bilirkişilerin bu yöndeki sözlerine itibar edilmemiş olması doğrudur. Davacının dava dilekçesinde ada ve parsel numarasını bildirmiş oldukları taşınmaz hükmen davacı adına tespit ve tescil edilmiştir. Bu parsele ait kesinleşmiş karar örneklerinden de anlaşılacağı üzere, dava konusu yer mer'a, otlak gibi Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığı belirlenmiştir. Taşınmaz kanal yapımı nedeniyle kamu emlaki niteliğini aldığından davacının bu yer üzerindeki mülkiyet hakkının tespitini istemekte hukuki yararı bulunmaktadır. Toplanan deliller ve dosya içeriğine göre, kanal yapım tarihine kadar davacının dava konusu taşınmazı koşullarına uygun olarak tasarruf ettiği belirlendiğine göre, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargılama giderleri ve avukatlık ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Dava konusu yer 322 parsel içerisinde tespit ve tescil edilmiş olmakla birlikte kanala tahsis edilmek ve kullanılmak suretiyle kamu emlakine dönüşmüştür. Böyle bir yerin gerçek kişi veya kişiler adına tapuya tescili mümkün olmaz. Bu durumda, mülkiyetinin tespitine karar verilmesi gerekir. Somut olayda da; uyuşmazlık bu şekilde nitelendirildiğine göre davalılar yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden sorumludurlar. Davalı Hazinenin temyiz itirazları bu bakımlardan da yerinde görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/İ maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına 14.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy