(1086 S. K. m. 91, 95)
Dava: Hayriye Tunoğlu ve müşterekleri ile Ahmet Kemal Tunoğlu aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Ankara 18. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 12.05.2004 gün ve 11/379 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, ortak miras bırakan Halit Tunoğlu'ndan kalan taşınmazın Toplu Konut alanında kalması nedeniyle Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığınca kamulaştırıldığını ve imar uygulaması ile oluşan 5867 ada 19 parsel üzerine inşa edilen ikinci blok 5. kat 13. nolu konutun kat irtifakına karşılık 5748 /559800 payın davalıya verildiğini, davalı adına oluşturulan kaydın iptali ile Halit Tunoğlu'nun tüm mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Ahmet Kemal Tunoğlu vekili, dava konusu paylara ilişkin taşınmazın miras bırakanla ilgisinin bulunmadığını, vergilerinin vekil edeni tarafından ödendiğini ve tasarruf edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığınca Toplu Konut alanı olarak kamulaştırılan dava konusu paylara ilişkin arsanın tüm vergilerinin 1970 yılından bu yana davalı tarafından ödendiği ve tasarruf edildiği gerekçesiyle davacı Kenan ve Seher'in davasının esastan, Hayriye ve Zehra'nın davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmesi üzerine hüküm tüm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Hayriye Tunoğlu 3.6.1998 ve Zehra Saraç 29.6.1998 günlü dilekçeleri ile davadan feragat ettiklerini bildirmişlerdir. HUMK. nun 91. maddesinde feragat iki taraftan birinin netice-i talebinden vazgeçmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı kanunun 95. maddesinde feragatın kesin bir hükmün sonuçlarını doğuracağı açıklanmıştır. Adı geçen davacılar 23.12.1998 günlü yargılama oturumunda feragat beyanlarının geçerli olmadığını ileri sürmüşler ise de, iradeyi bozan hata, hile ve benzeri bir sebep ileri sürülmediğine göre feragat beyanları geçerli olmaktadır. Davacılar Hayriye ve Zehra vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde değildir.
Diğer davacıların temyiz itirazlarına gelince; dava konusu payları kapsayan 5867 ada 19 imar parselinin öncesi 1615 ada 22 parseldir. 22 parsel 10.1.1940 tarihinde kadastro yoluyla Hazine adına tespit edilmiş, 22.9.1954 tarihinde tashihen Ankara Belediyesi adına tapuya tescil edilmiştir. Dosya arasındaki 21.8.1997 tarihli resmi senette, 5867 ada 19 parsel üzerinde inşa edilmekte olan kargir apartmanın 2. blok 5. kat 13 nolu konutun kat irtifakına tekabül eden 5748/559800 arsa payının 45.000.000 TL. bedelle Ahmet Kemal Tunoğlu'na sattığını, satış bedelinin nakden ve tamamen alındığını belirtilmek suretiyle akit tablosu düzenlenmiştir. Dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklarda dava konusu yerin 1970 yılından sonra davalının tasarrufunda bulunduğunu bildirmişlerdir. Davalı ile Ankara Büyükşehir Belediyesi arasında düzenlenen resmi senet ve yerel bilirkişi ve tanık sözleri karşısında dava konusu yerdeki gecekondunun miras bırakan Halit'e ait olduğu kanıtlanmamış olmaktadır. Mahkemece, bu şekilde yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sonuç: Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 10.100.000.- lira peşin harcın onama harcına mahsubuna 01.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy