(4721 S. K. m. 713) (1086 S. K. m. 388)
Dava: Kemal Yıldırım ile Hazine ve Derebaşı Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Mesudiye Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 18.06.2004 tarih ve 604/89 s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dilekçesinde mevkii ve sınırlarını açıkladığı taşınmazın vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, ilk yargılama oturumunda davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Keşifte bulunan davalı köy muhtarı, yapılan keşfe bir diyeceği olmadığını bildirmiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal sebebine dayalı olarak TMK. nun 713/1 ve 3402 s. Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince açılan tescil davasıdır.
Mahkemece; her ne kadar kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleştiği görüşünden hareketle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Teknik bilirkişi Selahattin Gülpınar'ın dosyaya sunduğu 31.10.2003 tarihli rapor ve krokisine göre; taşınmazın kuzey, kuzeybatı ve kuzeydoğu yönünde orman bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece orman araştırma ve incelemesi yapılmadığı gibi, Orman yönetiminin davaya katılması da sağlanmamıştır. Bu bakımdan TMK. nun 713/3.fıkrası uyarınca; kamu tüzel kişisi niteliğinde bulunan orman yönetimine davanın yöneltilmesi, yargılama oturumlarına katıldıkları takdirde savunmalarını ve delillerini bildirmeleri konusunda kendilerine süre ve imkan tanınması, ondan sonra yargılamanın yürütülmesi gerekmektedir.
İşin esasının incelenmesine gelince;
Taşınmazın bitişiğinde orman yer aldığına göre uyuşmazlık konusu yerin bulunduğu bölgede orman kadastro çalışmalarının yapılıp yapılmadığının orman yönetiminden sorulması, yapılmış ise buna ait kesinleşen orman kadastrosuna ilişkin harita, tutanak ve belgeler orman yönetiminden getirtilerek dosya arasına konulması, şayet orman kadastro çalışmaları yapılmamış ise, bölgeye ilişkin orman amenajman haritası ve gizli memleket haritası orman yönetiminden getirtilerek dosyaya eklenmesi, ondan sonra yeniden yapılacak keşifte uzman bilirkişi orman mühendisi veya yüksek mühendisi vasıtasıyla keşif yapılması, orman yönetiminden getirtilen harita ve belgelerin uygulanması suretiyle taşınmazın Devlet ormanı sayılan yerlerden olup olmadığının ve Devlet ormanından açma yapılıp yapılmadığının açık bir biçimde belirlenmesi, bu konuda uzman orman bilirkişisinden gerekçeli rapor alınması gerekmektedir.
Öte yandan, kamu düzeninden sayılan çifte tapunun oluşumuna neden olunmaması açısından Tapu Sicil Müdürlüğünden taşınmazın tapuda kayıtlı olup olmadığı sorulmuş ise de, verilen bilgi yetersiz olduğundan, bu sebeple teknik bilirkişiye ilişkin rapor ve kroki eklenmek suretiyle yeniden Tapu Sicil Müdürlüğünden durumun sorulması ve taşınmazın tapuda kayıtlı bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekir. Bunun dışında hüküm fıkrasında teknik bilirkişinin ismine yer verilmiş ise de, raporun tarihi belirtilmediği gibi taşınmazın sınırları da gösterilmemiştir. HUMK. nun 388. maddesinde kararda hangi hususların yer alacağı açık bir biçimde belirtilmiştir. Bu bakımdan kurulacak hüküm anılan maddede belirtilen bütün unsurları taşımalıdır. TMK. nun 713/7. maddesi uyarınca, Kararda, tescili istenilen taşınmazın niteliği, yeri, sınırları ve yüzölçümü belirtilir ve karara, uzmanlarca düzenlenen teknik bilgileri içeren krokisi de eklenir. şeklindedir. Hüküm kurulurken bu hususların da göz önünde tutulması zorunludur.
Tüm bu hukuki ve somut olgular yerine getirilmeden eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulmuş bulunması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 04.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy