(743 S. K. m. 683, 713, 894)
Eşref Yıldız ve Hikmet Yanar ile Naci ve Behiye Altınbaş aralarındaki elatmanın önlenmesi davasının görevsizliğine dair Selendi Sulh Hukuk Hakimliğinden verilen 24.10.2003 tarih ve 205/147 s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacılar vekili, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı tapusuz taşınmazı 20.03.2002 tarihli sözleşme ile vekil edenlerinin davalılardan satın ve devir aldıklarını, davalıların 7 gün içerisinde boşaltmayı taahhüt ettikleri durumda taşınmazdan çıkmadıklarını açıklayarak elatmalarının önlenilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenilmesi niteliğinde bulunduğu, dava konusu taşınmazın dava dilekçesinde belirtilen değerine göre uyuşmazlığa bakmanın Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği gerekçesiyle uyuşmazlık hakkında görevsizlik kararı verilmek suretiyle dava dosyasının görevli Selendi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece hiçbir araştırma ve inceleme yapılmadan davacıların dayandıkları 20.03.2002 tarihli senet ve dava dilekçesindeki değer gözönünde tutulmak suretiyle uyuşmazlık hakkında görevsizlik kararı verilmiştir. Somut olayda; davacılar ve satıcılarının dava konusu taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkının doğduğu hususunda delil toplanmamış ve bu husus belirlenmemiştir. Gerçekten de tapusuz bir yer üzerinde mülkiyet hakkının doğabilmesi için TMK. nun 713/1. maddesinde belirtilen koşullar altında 20 yıldan fazla süre ile tasarruf edilmiş olması gerekir. Bu koşullar altında tasarruf edilen bir yer üzerinde mülkiyet hakkı doğar. Şayet davacılar ve satıcılarının zilyetlikleri maddede belirtilen koşullar altında geçmemiş ise o takdirde mülkiyet hakkının doğduğundan bahsedilemez. Davacıların mülkiyet hakkına dayalı olarak istekte bulundukları yolundaki nitelendirmesi yerinde görülmemiştir. Bu yön gözönünde tutularak iddia ve savunma çerçevesinde taraf delillerinin toplanılması, davacıların mülkiyet hakkının doğup doğmadığının belirlenmesi, istem gözönünde tutularak davanın TMK. nun 683. maddesinde belirtilen mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi veya aynı Yasanın 982 ve devamı maddelerinde düzenlenen zilyetliğin korunması davası olarak nitelendirilip, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir. Davacıların mülkiyet hakkının doğup doğmadığı belirlenmeden yazılı gerekçeyle uyuşmazlık hakkında görevsizlik kararı verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan sebeplerle HUMK. nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA ve 7.880.000 TL. peşin harcın istem halinde temyiz edene iadesine 09.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy