(4721 S. K. m. 705)
Dava: İbrahim Irmak ile Hazine ve Hamzalı Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Sulakyurt Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 05.06.2003 tarih ve 149/75 s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı İbrahim Irmak, kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan mevkii ve sınırları yazılı yaklaşık 20000 m2 yerin miras, taksim ve 40 seneyi aşkın kazanmayı sağlayan zilyetlik sebebiyle adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmazın kazanılamayacak yerlerden olduğunu bildirmiş, 24.04.2003 tarihli yargılama oturumunda bu yerin meradan elde edilen bir yer olduğunu bildirmiş, davalı Hamzalı Belediye Başkanlığı temsilcisi, taşınmazın belde sakinleri tarafından paylaşılmak suretiyle elde edildiğini, kazanmayı sağlayan zilyetliklerinin bulunmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle 25800 m2 yerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro Müdürlüğü'nün 14.01.2003 tarihli karşılık yazısında dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki hali yerlerden olması sebebiyle tespit dışı bırakıldığı bildirilmiştir. Pafta ve aynı çalışma alanında bulunan taşınmazlara ait kadastro tutanaklarındaki açıklamalara göre bu yerde kadastro çalışmalarının 1980 yılında yapıldığı anlaşılmıştır. Yerel bilirkişi ve tanıklar, dava konusu yerin davacının babası Ali tarafından uzun süre ekilip biçildikten sonra 1993 yılında ölümü üzerine yapılan taksimle davacıya bırakıldığını, 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak kullanıldığını, ziraatçı uzman bilirkişi üçüncü sınıf tarım arazisi olduğunu açıklaması üzerine mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre aşağıda belirtilen hususlar dışında davalı Hazine temsilcisinin sair temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.
Davalı Hazine ve Belediye temsilcisi taşınmazın mer'a olduğunu savunmuşlar, mahkemece bu husus yeteri kadar araştırılmamıştır. Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü'nün karşılık yazısındaki bilgilere göre taşınmazın bulunduğu çalışma alanında mer'a tahsis çalışmalarının yapıldığı, belgelerinin bulunduğu bildirilmiş olmasına karşın bu belgeler getirtilip dava konusu taşınmaza uygulanmamıştır. Dosyadaki bilgilere göre dava konusu taşınmazın Hamzalı beldesi Kaşağınönü mevkiinde olduğu bildirildiği durumda ziraatçi uzman bilirkişi aynı belde Karanlıkdere mevkiinde bulunan taşınmaz hakkında rapor düzenlemiştir. Mahkemece bu farklılık üzerinde durulmadan bilirkişinin raporuna değer verilmek suretiyle uyuşmazlık çözüme kavuşturulmuştur. Bütün bu yönler gözönünde tutularak bu yere ilişkin tahsisli mer'a kayıt ve haritasının bulunduğu yerden istenerek dosya arasına konulması, ondan sonra yerel, teknik ve ziraatçi bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılması, taşınmazın mer'a tahsis haritası kapsamında kalıp kalmadığının araştırılması, mer'a kaydının kapsamında kalmadığı belirlendiği takdirde kadim mer'a olup olmadığının yerel bilirkişi ve tanıklardan yeniden sorulması, ayrıca taşınmazın niteliği hakkında ziraatçi uzman bilirkişiden gerekçeli görüş alınması, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, 27.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy