(4721 S. K. m. 713)
Dava: Fazlı Bada ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair İncesu Sulh Hukuk Hakimliğinden verilen 23.07.2004 tarih ve 102/147 s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava konusu taşınmazın babası Abidin Bada'nın iken ölümü ile mirasçıları arasında yapılan taksimle kendisine kaldığını, babası ile birlikte 65-70 yılı bulan zilyetliklerinin bulunduğunu açıklayarak Hazine adına kayıtlı bulunan 107 ada 274 parselin tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 274 parsel, 18.7.2002 gününde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 1996 yılından beri kullanılmadığı, zilyetliğin fasılaya uğradığı açıklanarak ham toprak vasfıyla Hazine adına tesbit görmüştür.
Davacı, taşınmazı harman yeri olarak kullandığını ifade ederek bu davayı açmıştır. Dinlenen mahalli bilirkişi ve davacı şahitleri önceki malik ve davacının dava konusu yeri harman dökmek, sap saman dökmek, tarımsal araç ve gereçleri kaldırmak amacıyla harman yeri olarak kullandığını ifade etmişlerdir. Davacı şahitleri zilyetliğin fasılaya uğramadığını taşınmaz köy içi mevkiinde bulunduğu için ekilip biçilmediğini söylemişlerdir.
Dava konusu taşınmaz 2054,86 m2 yüzölçümündedir. Böyle bir yerde yalnızca harman dökmek, sap saman dökmek, tarımsal araç ve gereçleri kaldırmak ekonomik amaca uygun bir zilyetlik değildir. Malik sıfatıyla zilyetliğin en önemli unsuru ekonomik amaca uygun olmasıdır. Salt sap saman dökmek, tarımsal araç ve gereçleri kaldırmak ekonomik amaca yönelik bir zilyetlik değildir. Şüphesiz bir taşınmazın harman yeri olarak kullanılması ve TMK. nun 713. maddesinin aradığı iktisap için gerekli süre geçtiği takdirde zilyetlikle kazanılması mümkündür. Davacının dava konusu taşınmazda çok önceden beri usulüne uygun bir şekilde harman yapmak suretiyle zilyetliği bulunmamaktadır. Sap saman dökmek zirai araçları bulundurmak gibi faaliyetler harman yeri vasfıyla taşınmazın kullanıldığına delalet etmez. Zilyetliğin fasılaya uğradığı davacı şahitlerinden İbiş Topal'ın ve Fazlı Badan'ın ...taşınmaz köy içi mevkiinde bulunduğundan ekilip biçilmemektedir... beyanlarından anlaşılmaktadır. Bu beyanlar kadastro tutanağının edinme sütunundaki açıklamaları teyit etmektedir. Bu açıklamalar karşısında davanın reddine karar vermek gerekirken kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile eksik incelemeye dayalı, usul ve kanuna aykırı hükmün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy