(4721 S. K. m. 713) (1086 S. K. m. 409)
Dava: Muhsin Bektaş ve müdahil Mehmet Ali Bektaş ile Hazine ve Gökdere Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kısmen açılmamış sayılmasına ve kısmen kabulüne dair Koyulhisar Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 07.05.2004 gün ve 15/35 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Muhsin Bektaş, dava konusu taşınmazın babası Hasan Bektaş'tan kaldığını, kardeşleri arasında taksim yaptıklarını açıklayıp zilyetlik hukuki sebebine dayanarak adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davaya müdahale edip tescil isteğinde bulunan Mehmet Ali Bektaş'ta dava konusu taşınmazın babaları Hasan Bektaş'ın sağlığında 1977 yılında yaptığı satış senedi ile taşınmazı davacıyla birlikte üç oğluna müsavi bir şekilde sattığını açıklayarak taşınmazın bir kısmının adına tescilini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacı Muhsin Bektaş'ın davayı takipsiz bırakması sebebiyle davasının müracaata bırakılmasına, müdahil davacı Mehmet Ali Bektaş'ın davasının ise kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Muhsin Bektaş, açmış olduğu tescil davasının 12.9.2003 tarihli duruşmasına gelmemiş, bu nedenle mahkemece aynı gün verilen ara kararıyla açtığı dava işlemden kaldırılmıştır. Davacı Muhsin Bektaş ilk yenilemesini 15.9.2003 tarihli dilekçesiyle yapmış, ilk yenilemeden sonra 12.12.2003 tarihli celseye gelmeyerek davayı ilk yenilemeden sonra birinci kez takipsiz bırakmıştır. Bu takipsiz bırakma işleminden sonra yeniden davayı yenileyen Muhsin Bektaş, karar günü olan 7.5.2004 tarihli duruşmaya da gelmeyerek ilk yenilemeden sonra birden fazla davayı takipsiz bırakmış olmuştur. HUMK. nun 409/son maddesine göre; ilk yenilemeden sonra dava bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi halde 409/5. maddeye göre davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekir. Mahkemece, HUMK. nun 409/son ve 409/5. madde hükümlerine göre davanın açılmamış sayılmasına karar vermek yerine davanın müracaata bırakılmasına şeklinde hüküm kurulması doğru değildir.
Tescil edilen taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre aşağıda belirtilen husus dışında davalı Hazine temsilcisinin diğer temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.
TMK. nun 713/4. fıkrasına göre; davanın konusunun mahkemece, gazeteyle bir defa ve ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde uygun araç ve aralıklarla en az üç defa ilan olunması ve TMK. nun 713/5. maddesine gereği, son ilandan başlayarak üç aylık sürenin geçmesinin beklenmesi, ondan sonra karar verilmesi gerekirken kanunun bu hükümlerine uyulmadan karar verilmesi yanlış olmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile eksik incelemeye dayalı, usul ve yasaya aykırı hükmün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy