(4721 S. K. m. 640,701, 702)
H. G. ile Hazine, dahili davalılar İ. Ç. ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne dair İncesu Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 29.01.2004 gün ve 122/31 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı, dava konusu 260 ada 38 parselin annesi M'den kendisine miras ve taksim suretiyle intikal ettiğini, bu parselle birlikte diğer 313 ada 204 numaralı parselin ise yine annesi M'den kaldığını, ancak mirasçılar arasında taksim edilmediğini, bu parseldeki 1/4 miras hissesinin kendisi adına tapuya tescilini, dava dilekçesi ve 13.08.2002 havale tarihli dilekçesiyle istemiştir.
Davalı Hazine vekili, tapu kayıtlarının Toprak Tevzii Komisyonunca yapılan çalışmalar sonunda 1964 yılında oluştuğunu, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu 260 ada 38 parsel yönünden taşınmazın krokide A harfi ile gösterilen 13767,64 m2 lik kısmının davalı Hazine adına olan tapu kaydının 313 ada 204 parselin tapu kaydının 1/4 nispetinde iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı Hazine vekilinin 260 ada 38 parsel yönünden yapmış olduğu temyiz itirazlarının aşağıdaki hususlar dışında REDDİNE,
Davacı, 313 ada 204 parselin mirasçılar arasında iştirak halinde bulunduğunu, bu parselde miras payı oranında hissesi bulunduğunu 13.08.2002 tarihli dilekçesinde açıklayarak tapu kaydının 1/4 nispetinde iptal edilerek adına tescilini istemiştir. Davacının açıklamalarından da anlaşılacağı gibi bu parselin taksimi yapılmamıştır. Tereke mirasçılar arasında elbirliği mülkiyet halinde bulunmaktadır. TMK. nun 701/2. maddesine göre elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı ortaklığa giren malların tamamına yaygındır. TMK. nun 702/2. maddesine göre de, ortakların oybirliği ile karar vermesiyle bu dava açılabilir. TMK. nun 640. maddesi de benzer hükümleri taşımaktadır. Davacı, tek başına elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi bu taşınmazda 1/4 hissenin adına tescilini isteyemeyeceğine göre, davacının açmış olduğu davaya diğer mirasçıların katılması, muvafakatlerinin alınması veya TMK. nun 640. maddesi uyarınca miras ortaklığına temsilci tayin edilmek suretiyle davaya devam edilmesi mümkün değildir. Davacının böyle bir dava açma yetkisi bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu husus gözden kaçırılarak kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Mahkemenin de kabul ettiği gibi Hazine, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesine göre harçtan muaftır. Hal böyle iken, yargılama masrafları arasında Hazineye harç yükletilmiş olması doğru olmadığı gibi, dava 38 parsel yönünden kısmen kabul, kısmen reddedildiğine göre yargılama masraflarının kabul ve red oranında bölüştürülmesi gerekirken tamamının davalı Hazineye yükletilmesi doğru olmamıştır.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 313 ada 204 parsele ilişkin bölümünün HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA 08.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy