(4721 S. K. m. 640) (3402 S. K. m. 14, 15)
Dava: İsmet Çelebioğlu ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Bayburt Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 16.07.2004 gün ve 298/208 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekilleri, dava konusu 102 ada 378 parselin içerisinde bulunan yaklaşık 40 dönüm yüzölçümündeki yeri önceleri davacının murisinin onun ölümünden sonra da davacı İsmet'in yaklaşık 100 yıl süreyle zilyet ettiklerini açıklayarak bu yere ait tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı Hazine vekili, yaptırdıkları idari tahkikatta, davacının bu yerde 10 yıllık bir zilyetliğinin bulunduğunu, sadece hayvan otlatmak suretiyle malik sıfatıyla zilyetliğin sürdürülemeyeceğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 102 ada 378 parsel, 1.059.544,55 m2 yüzölçümünde olan büyük bir taşınmazdır. Bu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğu, ancak ileride tarım alanına dönüştürülebileceği açıklanarak kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tespit edilip bilahare de tescil edilmiştir. Davacı taşınmazın 40 dönümlük kısmının adına tescilini istemiş, mahkemece 38.965 m2'lik yerin davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Dava konusu taşınmazın davacıya miras bırakanından kaldığı bilirkişi ve tanıklar tarafından ifade edilmiş ve taksim hakkında bir açıklama yapılmamış olduğuna, dosyaya sunulan mirasçılık belgesinde de davacıdan başka mirasçıların bulunduğu belirlendiğine ve ölüm tarihi itibariyle tereke elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi bulunduğuna göre, davada yer almayan diğer mirasçıların yöntemine uygun bir biçimde muvafakatları (olurları) alınmak suretiyle davaya katılmalarının sağlanması veya TMK. nun 640. maddesi uyarınca miras ortaklığına bir temsilci atanarak onun huzuru ile yargılamaya devam edilmesi, dava koşulu yerine getirildikten sonra uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekir. Mahkemece kanunun bu açık hükmüne riayet edilmemiştir.
Ayrıca, mahkemece verilen karar eksik incelemeye dayanmaktadır. Dava konusu taşınmazın çevresinde bulunan diğer parsellere ait kadastro tutanakları varsa dayanağı belgeler getirtilip mahallinde uygulanmamıştır.
Bundan ayrı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesine göre davacının ve önceki malik murisi babası Ali Çelebioğlu'nun zilyetlik yoluyla iktisap ettiği taşınmazlar bulunup bulunmadığı üzerinde durulmamıştır.
Mahkemece verilen hükmün infaz kabiliyeti de yoktur. Dava konusu 102 ada 378 parselin ortasından bir yerin davacı adına tesciline karar verilmiş, kuzey ve güney kısımlarında 378 parsele ait yerler bırakılmıştır. 378 parselin bütünlüğü bozulmuş, dava konusu Hazineye ait parselin 3402 sayılı Kadastro Kanununun 15. maddesi hükmü gereği ifrazının mümkün olup olmadığı araştırılıp, ifraz durumu göz önünde bulundurularak 378 parselin kısmen iptali sonucunda kalan kısmının ayrı bir parsel numarasıyla Hazine adına tescili üzerinde durulmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile eksik incelemeye dayalı, usul ve yasaya aykırı hükmün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy