(4721 S. K. m. 683, 713) (743 S. K. m. 639)
Dava: Davacı-karşı davalı Okurcalar Köyü Kurs ve Okul talebelerine Yardım Derneği ile davalı-karşı davacı Hazine ve davalı Okurcalar Belediye Başkanlığı aralarındaki elatmanın önlenmesi ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Alanya 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 25.04.2003 gün ve 264/227 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Dernek vekili, dilekçede mevkii ve sınırları yazılı bir parça taşınmazın imar-ihya ve zilyetlik hukuki sebebine dayanarak vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ve karşı davacı Hazine vekili, davacı Derneğin tescil davasının reddine, davalı Derneğin haksız elatmasının önlenmesine ve Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davacı Derneğin davanın kısmen kabulüne, fenni bilirkişi tarafından düzenlenen 24.11.1999 tarihli krokiye göre A harfi ile gösterilen 2995.75 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı dernek adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine; davalı ve karşı davacı Hazinenin davasının ise kısmen kabulüne, aynı tarihli krokiye göre B, C ve D harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümlerine davacı ve karşı davalı derneğin elatmasının önlenmesine bu bölümlere ilişkin Hazinenin tescil talebinin reddine ve A harfi ile gösterilen bölüm yönünden Hazinenin tescil ve elatmanın önlenmesi isteğinin reddine karar verilmiştir. Hüküm krokide A harfi ile gösterilen bölüm yönünden davalı ve karşı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yerel bilirkişi ve tanıklar davaya konu taşınmazın 20 yılı aşan süreden beri davacı ve karşı davalı Dernek ile satıcısı Mustafa Uysal tarafından tarım arazisi olarak kullanıldığını ziraatçı uzman bilirkişi taşınmazın kültür arazisi niteliğinde olduğunu, Jeolog bilirkişi ise idarece onanmış kıyı kenar çizgisinin dışında bulunduğunu açıklamaları üzerinde yerel mahkeme dava ve temyize konu krokide A harfi ile gösterilen 2995.75 m2 yüzölçümlü taşınmazın kıyı kenar çizgisinin dışında özel mülkiyete konu yerlerden olduğu ve kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davacı Dernek adına tescile karar vermiştir.
Bir yerin davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan MK. nun 639/1. ve sonradan yürürlüğe giren TMK. nun 713/1. maddeleri hükmü uyarınca tesciline karar verilebilmesi için diğer kazanma koşulları yanında taşınmazın niteliği itibariyle kazanmaya elverişli yerlerden olması gerekir. Her ne kadar Kadastro Müdürlüğünden sorulmamışsa da, davaya konu taşınmazın 1956 yılında yapılan kadastro çalışmaları esnasında tespit harici bırakıldığı, kadastro paftasına göre taşınmazın bulunduğu yerin Akdeniz olarak gösterildiği ve taşınmazın güneyinde Akdeniz'in yer aldığı anlaşılmaktadır. O halde davanın çözüme kavuşturulması bakımından taşınmazın denizin devamı olan kumsal bir yer olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
Dosyada mevcut davacı Dernek satıcısı Mustafa Uysal adına kayıtlı 1956 tarih 46 sıra numaralı tapu kaydının kadastro çalışmaları esnasında dava dışı 60 parsele uygulandığı, tapu miktarı kadar yerin kayıt malikine bırakıldığı, dayanak tapu kaydının davaya konu taşınmaz yönünü Deniz Kumluğu okuması sebebi ile kayıt miktar fazlası kısmın ise kumluk niteliği ile tespit harici bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı Derneğin taşınmazı Mustafa Uysal'dan satın ve devraldığını ileri sürmesine ve bu olgunun yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile de doğrulanmış olmasına göre davacı Dernek bu kişinin halefi durumundadır, satıcısı adına kayıtlı tapu ile bağlıdır, bu kayda göre de davaya konu taşınmaz yönü deniz kumluğu olarak nitelendirilmektedir.
Bu nitelendirme karşısında artık yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile taşınmazın bugünkü hali hakkında görüş bildiren Teknik Ziraatçı ve Jeolog bilirkişi raporlarına değer verilemez. Deniz kumlukları Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve özel mülkiyete konu olmayan yerlerdendir. İmar-ihya ve süresi neye ulaşırsa ulaşsın kazanmayı sağlayan zilyetlik yolu ile edinilmeleri de mümkün değildir. Davacı Derneğin tescil davasının bu nedenle tüm taşınmaz bölümleri yönünden reddine, davalı ve karşı davacı Hazinenin elatmanın önlenmesi isteğinin ise kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece farklı düşünce ve gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Sonuç: Davalı ve karşı davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve yasaya aykırı hükmün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,18.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy