(4721 S. K. m. 1023)
Dava: M. Kabacık ile O. Kabacık ve dahili davalı E. Kabacık aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Kozan 2.Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 24.02.2004 gün ve 29/67 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı ve dahili davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 22.02.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz edenlerden ve karşı taraftan kimse gelmedi. Dosya üzerinde inceleme yapılmasına karar verilerek; gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, satın alma ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak 113 ada 14 ve 71 parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 14 ve 71 parsellere ait kadastro tutanaklarında, zilyetliğe dayanılarak 30.05.1990 tarihinde davalı O. Kabacık adına tespit edilmiş, her iki parselin kadastro tutanakları 29.10.1992 tarihinde kesinleştikten sonra tapuya tescil edilmiş ve görülmekte olan davanın açılmasından sonra 27.02.2003 tarihinde tapudaki satışla davaya dahil edilen E. Kabacık adına tapuya tescil edilmiştir. Davacı vekili HUMK. nun 186. maddesi uyarınca yeni malike yöneltmek suretiyle davaya devam olunmuştur.
Davacı vekili, vekil edeninin dava konusu yerleri 29.01.1989 tarihinde davalı O. Kabacık'tan satın ve devraldığını, kadastro çalışmaları sırasında bu hususun gözden kaçırıldığını, yolsuz olarak oluşan tapu kayıtlarının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı tarafça karşı çıkılmayan dosya arasındaki 29.01.1989 günlü "tarla satış senedi" başlıklı belgeyle dava konusu yerlerin davalı O. tarafından davacı M.'e satılıp devredildiği belirlenmiş, bu husus tanıklar tarafından da açıklanmıştır. Dava konusu yerler öncesi itibariyle tapusuz yerler olup, satış ve devri ile mülkiyeti alıcısına geçer. Kadastroca satış nazara alınmadan, satıcı davalı O. adına tespit ve tescil edilmiş olması doğru görülmemiştir. Diğer yönden, davanın açılmasından sonra taşınmazın iktisap eden davalı E. davacı O.'ın oğlu olup, durumu bilmesi gereken kişi olması nedeniyle tapudaki ediniminde TMK. nun 1023. maddesi hükmü uyarınca iyi niyetli olduğu da kabul edilemez. Öncesi itibariyle tapusuz olan taşınmazların satış ve devri ile mülkiyeti alıcısı M.'e geçtiği kanıtlandığına göre yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sonuç: Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 326,65 YTL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 979,89 YTL'nin temyiz edenden alınmasına 22.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy