(4721 S. K. m. 706) (2644 S. K. m. 26) (818 S. K. m. 213)
Dava: A. Şimşek ile Y. Tanfer ve S. Tanfer aralarındaki tapu iptali, tescil ve alacak davasının reddine dair Salihli 1. Asliye Hukuk Hekimliğinden verilen 25.05.2004 gün ve 399/403 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi davalılar vekili taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 22.02.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti.
Duruşma günü temyiz eden A. Şimşek vekili Avukat A.T. Türkdoğru geldi. Karşı taraftan kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların 550 parseldeki paylarının vekil edeni tarafından 2001 yılında 100.000.000.000.-TL karşılığında haricen satın alındığını, davalılardan Y. Tanfer'in payını tapuda devrettiği halde diğer davalı S.'in takrir vermekten kaçındığını ileri sürerek adı geçen kişi üzerindeki paylara ilişkin tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline, bu isteği yerinde görülmediği takdirde 100.000.000.000.-TL. nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte her iki davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, vekil edeni Y.'ın payını tapuda davalıya devrettiğini, diğer davalı S.'in payının satılmadığını, davacı tarafından banka aracılığıyla gönderilen paranın 8.000.000.000.-TL'nin davalı Y.'ın tapuda devrettiği payın karşılığı, geriye kalan 92.000.000.000.-TL'nin de milletvekili adayı olarak ortaya çıkan davacı lehine seçim çalışmalarının yapılması amacıyla gönderildiğini ve bu amaçla harcandığını, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine; hükmün, esasa ilişkin bölümü davacı vekili, avukatlık ücretine ilişkin bölümü davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu payları kapsayan 550 parselin 479/1.251 payını davalı S. Tanfer, 364.700/62.596.800 payın davacı A. Şimşek, geriye kalan payların da davada taraf durumunu almayan üçüncü kişiler adına tapuda kayıtlı olduğu görülmüştür. Davalı Y. Tanfer'e ait pay 08.08.2001 tarihinde 8.000.000.000.-TL karşılığında davacıya satılıp tapuya tescil edildiği belirlenmiştir.
Dava konusu payları kapsayan 550 parsel harici satışın yapıldığı 2001 tarihinde tapuya kayıtlı bir yerdir. TMK. nun 706, Tapu Kanununun 26 ve Borçlar Kanununun 213.maddesi hükümleri uyarınca tapulu bir taşınmazın tapu sicil müdürü önünde resmi şekilde yapılmayan satışı geçersiz olup, hukuken geçerli bir sonuç doğurmaz. Böyle bir satışa dayanılarak iptal ve tescile karar verilemez. Davacı vekili davalı S.'in payını haricen vekil edenine satıldığını ileri sürerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuş ise de, açıklanan gerekçe karşısında iptal ve tescile ilişkin isteğin reddine karar verilmesinde kanuna aykırı bir yön bulunmamaktadır. Davacı vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün tapu iptali ve tescile ilişkin bölümünün ONANMASINA,
Alacak isteğine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Geçerli olmayan satış nedeniyle her iki taraf verdiğini geri istemek hakkına sahip olup, karşı tarafta iade etmekle mükelleftir. Davalı Y. 03.07.2003 günlü yargılama oturumunda, davacının kendisiyle diğer davalı S.'in bankadaki ortak hesabına gönderdiği paranın 8.000.000.000.-TL'sinin tapudaki payın satışına, geriye kalan miktarın da seçim çalışmalarına harcanmak üzere gönderildiğini ve harcandığını bildirmiştir. Bu açıklamalar usul teorisi karşısında "gerekçeli ikrar niteliğindedir" . Davalı Y. karşı tarafın parayı gönderdiği olgusunu kabul etmekle birlikte gönderme amacını açıklamak suretiyle iddiayı inkar etmiş bulunmaktadır.
Gerekçeli ikrar karşısında somut olayda paranın gönderildiğini kanıtlamak yükü davacı tarafa aittir. Dava konusu miktara göre miktarın senetle ispatı gerekmektedir. Mahkemece de kabul edildiği üzere, harici satış nedeniyle taraflar arasında düzenlenmiş herhangi bir senet bulunmamakla ve davacının gönderme amacı açıklanmamakla birlikte 23.07.2001 ve 30.12.2001 tarihleri arasında toplam olarak davalıların ortak hesabına 100.000.000.000.-TL para gönderdiği anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki çekişme nedeniyle davalı Y.'ın Salihli 2.Noterliğince gönderdiği 28.05.2002 günlü ihtarnamede ...Size zorla yer satılmadı, kendiniz alıcı oldunuz, taksitlerle uzunca bir ödeme periyodunda ödediniz... cevabını vermiştir. Banka aracılığıyla gönderilen paraya ilişkin belgeler ve ihtarnamedeki bu bilgiler HUMK. nun 292/2.maddesinde yazılı delil başlangıcı niteliğindedir. Bu belgelerle dava konusu paranın harici satış nedeniyle davalılara gönderildiği tamamen kanıtlanmamakla birlikte taraflar arasındaki para hareketinin bu amaçla yapıldığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, aynı maddenin 1.fıkrası hükmü uyarınca senetle kanıtlanması gereken bu hususun yazılı delil başlangıcının bulunması durumunda tanık ile kanıtlanması mümkündür. Yargılama oturumunda dinlenen davacı tanıkları, tarafların 100.000.000.000.-TL karşılığında dava konusu payların haricen satışı hususunda sözleştiklerini bildirmişler, davalı tanığı Kadir Güzey paranın seçim çalışmalarında harcanmak üzere davacı tarafından davalı Y.'a gönderildiğini bildirmiştir. Dosya içeriğine göre, 8.000.000.000.-TL'nin davalı Y.'ın davacıya sattığı payın satış parası olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Geriye kalan 92.000.000.000.-TL'nin de davalı S.'in payının haricen satışı nedeniyle ödendiği toplanan deliller ve dosya içeriğinden anlaşıldığına göre bu miktar hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken belge bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde alacağa ilişkin davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin avukatlık ücretine ilişkin temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.
Sonuç: Yukarıdan beri yapılan açıklamalar karşısında davalılar vekilinin avukatlık ücreti yönünden ileri sürmüş olduğu temyiz itirazlarının REDDİNE, davacı vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün avukatlık ücretine ilişkin bölümünün BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 400 YTL avukatlık ücretinin davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacıya verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 10,10 YTL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1,10 YTL'nin temyiz edenden alınmasına 22.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy