(3402 S. K. m. 46/2)
Dava: İsmail G. ve Sevinç G. ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair İpsala Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 23.12.2002 gün ve 63/181 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi Hazine temsilcisi tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 22.02.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden Hazine vekili Avukat F. Tanlık ve karşı taraftan İsmail G. geldiler. Sevinç G. gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı İsmail G.,298 parselin 3000 m2'lik bölümünün Toprak Komisyonu tarafından, miras bırakanı Hasan G.'e dağıtım sonucu verildiğini,ölümü ile mirasçılarına kaldığını ileri sürerek tapu kaydının kısmen iptali ile mirasçılar adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiş, diğer mirasçı Sevinç G. açılan davaya olur vermiştir.
Davalı Hazine vekili, 5.4.1977 gün 168 sayılı karar ile önceki dağıtım kararının iptal edildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulü ile davalı parselin 3000 m2'lik bölümünün iptaline ve mirasçılar adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
298 parsel,9.6.1974 tarihindeki tapulamada 24.9.1968 gün 24 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kalması nedeniyle davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 15 numaralı Toprak Komisyonunun 29.12.1958 gün 419 sayılı kararı ve ekindeki çizelgeden 3000 m2 yüzölçümlü olan ve komisyonun paftasında 101 ada 155 parsel olarak gösterilen taşınmazın davacının miras bırakan babası Hasan G.'e dağıtım yoluyla verildiği anlaşılmaktadır. Ancak sonradan Valiliğin 3.8.1961 gün 429/5-1 sayılı kararı ile dağıtımın durdurulduğu, 5.4.1977 gün 168 sayılı kararı ile de ilk dağıtım kararının iptal edildiği anlaşılmaktadır. Bu işlemlerden sonra komisyonun 4.10.1979 gün 1 sayılı kararı ile; ilk dağıtım işleminin iptaline yönelik 5.4.1977 günlü kararın geçersiz sayılmasına karar verilmiştir. Davacı komisyonun 29.12.1958 tarihli dağıtım kararına ve ilk dağıtımın geçerli olduğu yönünde aynı komisyon tarafından alınan 4.10.1979 günlü karara dayanarak uyuşmazlık konusu taşınmaz bölümünün mirasçılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 46/2 maddesi hükmüne göre; Hazine adına tescil edilmiş taşınmazlardan iskan suretiyle veya toprak tevzii suretiyle verilen yerlerin (işlemleri tamamlanmamış olsa dahi) başka bir şart aranmaksızın hak sahipleri adına tespit ve tescil olunacağı belirtilmiştir. Az yukarıda açıklandığı gibi dağıtım işlemi Valilikçe 3.8.1961 tarihinde durdurulmuş, 5.4.1977 tarihli karar ile de iptal edilmiştir. Her ne kadar sonradan komisyonca alınan 4.10.1979 gün 1 sayılı karar ile önceki durdurma ve iptal kararları geçersiz sayılmış ise de bu son işlem ile dağıtım yapılmamıştır. Önceki dağıtımın iptal edildiği ve yeniden dağıtım yapılmadığı göz önünde bulundurularak davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçelerle Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 400 YTL. Avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında Avukat marifetiyle temsil olunan davalı Hazineye verilmesine, 22.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy