(3402 S. K. m. 14)
Dava: Hanife Gölgeli ile Hazine, Atakent Belediye Başkanlığı ve dahili davalı DSİ Genel Müdürlüğü aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Silifke Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 27.05.2004 tarih ve 771/645 s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı Hazine vekili ile dahili davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili miras, taksim ve kazanmayı sağlayan zilyetlik sebebiyle dava dilekçesinde mevki ve sınırları yazılı taşınmazın vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, dava konusu yerin zilyetlikle kazanılamayacak Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ve kazanma koşullarının oluşmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekili, DSİ kanalına ve servis yoluna bir elatma mevcut değil ise davaya bir diyeceği olmadığını bildirmiştir.
Davalı belediye vekili, yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece, 16.02.2004 tarihli krokide A harfi ile gösterilen 3917,77 m2 yerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili ve davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekili taraflarından temyiz edilmiştir.
1- Dava, DSİ Genel Müdürlüğüne yöneltilmiş ise de, tescil konusu taşınmazın sınırında DSİ'ye ilişkin kanal sedde ve benzeri tesis bulunmamaktadır. Teknik bilirkişinin düzenlediği raporda; DSİ kanalının tescil konusu taşınmazın uzağında geçtiği belirtilmiştir. Taşınmazın sınırında DSİ'ye ilişkin kanal bulunmadığına göre, davanın DSİ Genel Müdürlüğüne yöneltilmesine gerek bulunmadığından, DSİ hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu ve olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru değildir.
2- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşlık olması sebebiyle 1966 yılında tespit dışı bırakılan tescil konusu taşınmazın 1976 yılında yapılan ve 1977 yılında kesinleşen orman sınırlama hattı dışında, orman sayılmayan yerlerden olduğu, davalı Atakent Belediyesinin imar planı dışında kalan tarla niteliğindeki bu yerin davacı ve miras bırakanı tarafından dava gününe kadar 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak tasarrufta bulunduğu yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından ifade edildiğine, 30-35 yıldan bu yana kuru tarım arazisi olarak tasarruf edildiği ziraatçı uzman bilirkişi tarafından gerekçeli olarak açıklandığına, uyuşmazlığın niteliğine göre bütün kanuni ilanlar ve incelemeler yapılmış bulunduğuna göre yazılı biçimde davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bendde yapılan açıklamalar karşısında davalı DSİ vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün DSİ'ye ait bölümünün BOZULMASINA, davalı Hazine vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile hükmün esasının ONANMASINA ve 2588 s. Kanunla eklenen 492 s. Harçlar Yasasının 13/j maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına ve 10.100.000. TL. peşin harcın istem halinde temyiz edenlerden DSİ Genel Müdürlüğüne iadesine 29.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy