(4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 14, 17) (3573 S. K. m. 1)
Dava: Raziye Korçak ile Hazine ve Fevziye Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Ortaca Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 24.02.2004 gün ve 115/52 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı köy tüzel kişiliği, yargılama oturumlarına katılmamış, cevap ve delil bildirmemiştir.
Mahkemece, 24.06.2003 günlü krokide gösterilen 5467,26 m2 yerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapusuz taşınmazın TMK. nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddeleri hükümleri uyarınca tescili isteğine ilişkindir.
Kadastro Müdürlüğünün karşılık yazısında tarih açıklamaksızın dava konusu taşınmazın kadastro tespitleri sırasında özel mülkiyete konu olmadığı için tespit dışı bırakıldığı, teknik bilirkişi raporunda tescil konusu taşınmazın 1954 yılında tespit dışı bırakıldığı bildirilmiştir. Yerel bilirkişi ve tanıklar, çevresindeki taşınmaz bölümlerinin zeytinlik olarak ıslah edildiğini, dava konusu yerinde davacı tarafından imar ve ihyası yapılarak zeytinlik hale getirildiğini, ormancı bilirkişi orman sayılmayan yerlerden, ziraatçı uzman bilirkişi dava konusu yerin 25-30 yıldır tarımsal faaliyet yapılan yerlerden bulunduğunu bildirmesi üzerine mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Bu tür uyuşmazlıklarda taşınmazın tescil dışı bırakıldığı tarih ve niteliğinin kesin olarak belirlenmesi, niteliği itibariyle kazanılmaya elverişli yerlerden olup olmadığının araştırılması, kazanılacak yerlerden ise tespit dışı bırakıldığı tarihten dava tarihine kadar kazanma süresi ve koşullarının geçip geçmediğinin kanıtlanması gerekir. Somut olayda bu hususlar gereği gibi araştırılmamıştır. Tüm bu açıklamalar göz önünde tutularak dava konusu taşınmazın tespit dışı bırakılma tarihi ve niteliğinin Kadastro Müdürlüğünden sorulması, komşu parsellere ait belgelerin eksiksiz olarak getirtilip dosya arasına konulması, 3573 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan dağıtıma ilişkin harita ve belgeler ile ıslah üzerine düzenlenen belgelerin getirtilip dosya arasına konulması, ondan sonra gerekirse yeniden keşif yapılmak suretiyle bu belgelerin yerine uygulanması, davacının hangi tarihte bu yeri imar ve ihya ettiği, ihya tarihinden itibaren kazanma süresi ve koşullarının araştırılıp belirlenmesi, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir. Eksik incelemeye dayanılarak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle ve HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy