(4721 S. K. m. 705, 713) (3402 S. K. m. 14, 17)
Dava: Haydar Boğa ile Hazine ve Fevziye Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Ortaca Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 24.02.2004 tarih ve 114/51 s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalılardan Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik sebebiyle dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 25.06.2003 tarihli krokide gösterilen 6176,32 m2 yerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapusuz taşınmazın TMK. nun 713/1 ve 3402 s. Kadastro Yasasının 14 ve 17. maddeleri hükümleri uyarınca tescili isteğine ilişkindir.
Kadastro Müdürlüğünün karşılık yazısında, gün açıklamaksızın dava konusu taşınmazın kadastro tespitleri sırasında özel mülkiyete konu olmadığı gerekçesiyle tesbit dışı bırakıldığı, teknik bilirkişi raporunda da tescil konusu taşınmazın 1954 yılında tescil dışı bırakıldığı bildirilmiştir. Yerel bilirkişi ve tanıklar, çevresindeki taşınmaz bölümlerinin zeytinlik olarak ıslah edildiğini, dava konusu yerinde davacı tarafından imar ve ihyası yapılarak zeytinlik hale getirildiğini, uzun yıllar tasarrufta bulunduktan sonra 1996 yılında çıkan yangında zeytin ağaçlarının ortadan kalktığını ve davacının yeniden aşılama yaptığını, ormancı bilirkişi orman sayılmayan yerlerden, ziraatçı uzman bilirkişi dava konusu yerin kültür arazisi niteliğinde bulunduğunu bildirmesi üzerine mahkemece yazılı biçimde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Bu tür uyuşmazlıklarda taşınmazın tescil dışı bırakıldığı gün ve niteliğinin kesin olarak belirlenmesi, niteliği itibariyle kazanılmaya elverişli yerlerden olup olmadığının, kazanılacak yerlerden ise tesbit dışı bırakıldığı tarihten dava gününe kadar kazanma süresi ve koşullarının geçip geçmediğinin kanıtlanması gerekir. Somut olayda bu hususlar gereği gibi araştırılmamıştır. Bundan ayrı, ormancı bilirkişi dava konusu taşınmazın ormana yaklaşık 40 metre uzunluğunda hudut olduğunu, orman sayılmayan yerlerden olduğunu açıklamış ise de, raporu gerekçesiz olup hüküm vermeye yeterli değildir. Bütün bu açıklamalar gözönünde tutularak dava konusu taşınmazın tesbit dışı bırakılma tarihi ve niteliğinin Kadastro Müdürlüğünden sorulması, komşu parsellere ilişkin belgelerin, 3573 s. Yasa hükümleri uyarınca yapılan dağıtıma ait harita ve belgelerin getirtilip dosya arasına konulması, ondan sonra gerekirse yeniden keşif yapılmak suretiyle bu belgelerin yerine uygulanması, davacının hangi tarihte bu yeri imar ve ihya ettiği, ihya gününden itibaren kazanma süresi ve koşullarının araştırılıp belirlenmesi, orman sayılan yerlerden olup olmadığı hakkında ormancı bilirkişiden gerekçeli rapor alınması, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir. Eksik incelemeye dayanılarak yazılı biçimde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan sebeplerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy