(442 S. K. m. 33) (3402 S. K. m. 13, 14)
Dava: Mehmet ve Ahmet Yiğit ile Hazine ve Kayalı Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Saraydüzü Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 29.01.2003 gün ve 112/4 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, dilekçede mevkii ve hudutları yazılı, kadastroca tespit harici bırakılan taşınmazın imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik sebebi ile adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı Hazine temsilcisi dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden çay yatağı olduğu bu tür yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, kazanma koşullarının davacılar yararına gerçekleştiği gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılardan, Ahmet Yiğit'in dava tarihinde köy muhtarı olduğu dosyadaki yazılardan anlaşılmaktadır. Menfaat çatışması nedeniyle davacı Ahmet aynı zamanda köy muhtarı olarak davalı köyü temsil edemez. Davalı köyün, köy derneğince seçilecek temsilen marifetiyle temsil edilmesi gerekir Her ne kadar davada Yaşar Köseoğlu isimli şahıs Kaymakamlık tarafından köy temsilcisi olarak atanmış ve davayı köy adına takip etmiş ise de, temsilcisinin bu şekilde seçilmesi de doğru değildir.
442 sayılı Köy Kanunu'nun 33/b maddesinde temsilci seçimi köy tüzel kişiliği ile davacı ve davalı olan muhtar ve ihtiyar meclisi üyeleri davalarda köy tüzel kişiliğini temsil edemezler. Yetkili temsilciyi köy derneği seçer şeklinde hükme bağlanmıştır. Yasaya uygun olarak seçilecek temsilci yardımı ile davalı köyün temsilinin gerekli olduğu göz önünde tutularak, yetkili temsilcinin köy derneği tarafından seçilmesi ve seçilen kişinin mahkemeye bildirilmesi için Kaymakamlığa yazı yazılması, bu şekilde temsilci seçildikten sonra adına tebligat çıkarılması, varsa savunma ve delillerinin toplanması, ondan sonra için esasına girilmesi gerekir. Taraflarla ilgili dava şartı yerine getirilmeden karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün açıklanan sebeple HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 08.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy