(3402 S. K. m. 14)
Dava: Mevlüt Şimşek ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Bünyan Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 14.07.2004 tarih ve 144/218 s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, Toprak Komisyonunca yapılan belirtmeden önceki kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak 127 ada 6, 144 ada 82 ve 153 ada 1 parsellerin Hazine üzerindeki tapu kayıtlarının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 127 ada 6 parsel 02.08.1965 tarih 164, 153 ada 1 ve 144 ada 82 parseller aynı tarih, 302 numaralı tapu kayıtlarına dayanılarak 26.09.1995 gününde tarla niteliğiyle Hazine adına tapuya tescil edilmişlerdir. Dayanak tapu kayıtları 4753 s. Yasa hükümleri uyarınca oluşturulmuştur. 127 ada 6 parselin Toprak Komisyonunca düzenlenen belirtmesi dosya arasında bulunmadığı için bu parselin Hazine adına belirtme nedeni anlaşılamamıştır. 153 ada 1 ve 144 ada 82 parsellere ilişkin belirtmelerde davacının miras bırakanı Kamil Şimşek adına kayıtlı 1937 gün 142 tahrir numaralı vergi kaydının miktar fazlası olduğu açıklanarak mer'adan elde edildiği gerekçesiyle suretiyle Hazine adına belirtilmiştir.
Davacı, belirtme gününden önceki sebebe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Yerel bilirkişi ve tanıklar, dava konusu taşınmazların Hazine adına belirtildiği tarihe kadar davacı tarafından 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak tasarrufta bulunduğunu bildirmişler, ziraatçı uzman bilirkişi de bütün parsellerin kültür arazisi niteliğinde olduğunu açıklamıştır. Mahkemece toplanan deliller ve dosya içeriği gözönünde tutularak davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. 6 parsele ilişkin belirtmelik ile sınırında yer alan sair parsellere ilişkin kadastro tutanağı ve dayanak belgeler ile taşınmazların bulunduğu çalışma alanında düzenlenmiş mer'a norm kararı ve haritasının getirtilerek dosya arasına konulması, ondan sonra yerel, teknik bilirkişi aracılığıyla keşif yapılması, 6 numaralı parselin belirtme nedeni üzerinde durulması, komşu parsellere ilişkin belgelere göre bu yerin nasıl gösterildiğinin belirlenmesine çalışılması, bu yerlerin kadim ve tahsisli mer'a olup olmadığının belgeler uygulanmak suretiyle araştırılması, yerel bilirkişi ve tanıklardan bu yerlerin ve çevresinin mer'a olup olmadığının sorulması gerekmektedir.
Davada vergi kaydı gibi bir belgeye dayanılmamıştır. 3402 s. Kadastro Yasasının 14. maddesi hükmüne göre; zilyetliğin vergi kaydı gibi bir belgeyle ispatı yoluna gidilmeyen hallerde davacının aynı çalışma alanında kazanabileceği miktar kuru toprakta 100, sulu toprakta 40 dönümü geçemez. DSİ Müdürlüğünün karşılık yazısı ile arazilerin bir kısmının idarece işletmeye açılmış bulunan Tacin sulamasıyla sulandığı bildirilmiştir. Bu bilgiler gözönünde tutularak taşınmazların krokisi de eklenmek suretiyle bu yerlerin Devletçe sulanan yerlerden olup olmadığının yeniden sorulması, sulu toprak ise Kadastro Yasasının 14. maddesindeki miktarların gözetilmesi, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekir.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan sebeplerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy