(4721 S. K. m. 28)
Dava: Gülayşe Sülük ve müşterekleri ile Ayşe Dalgın ve Şahin Dalgın aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen karar verilmesine yer olmadığına dair Yatağan Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 09.04.2004 gün ve 656/94 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Şahin Dalgın vekili tarafından süresinde istenilmiş ise de; duruşma isteminin gider olmadığından reddine karar verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, ortak miras bırakan Ali'den kalan dava konusu taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında davalı Şahin Dalgın adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek 321 ada 18, 330 ada 15 ve 9 parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile miras bırakan Ali Dalgın veya mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Şahin Dalgın vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece 330 ada 9 parsel hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 330 ada 15 ve 321 ada 18 parseller hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Şahin vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, 05.11.2001 tarihinde yapılan keşifte 321 ada 18 ve 330 ada 15 parsellerin davalı Şahin'e ait olduğunu, bu parseller hakkındaki davadan feragat ettiğini bildirmiştir. Mahkemece davacılar vekilinin feragat beyanı gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
330 ada 9 parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince; 8265 m2 yüzölçümlü 9 parsele ait kadastro tutanağında, vergi kaydı ve zilyetliğe dayanılarak 17.07.1998 tarihinde Ali oğlu Şahin Dalgın adına tespit ve tescil edilmiştir. Yerel bilirkişi ve tanıklar, taşınmazın bir bölümünün miras bırakan Ali, bir bölümünün de davalı Şahin tarafından 3.kişiden satın ve devralındığını, davalı Şahin'in tasarrufta bulunduğunu bildirmişlerdir. Mahkemece toplanan deliller ve dosya içeriği gözönünde tutularak 26.03.2003 günlü krokide B harfi ile gösterilen 5956 m2 yeri miras bırakan Ali'nin satın ve devraldığı ve terekesinin taksim edilmediği belirlenerek bu yer hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesinde esastan bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Miras bırakan Ali 22.01.2001 tarihinde ölmüştür. Ölüm ile kişilik son bulur. Mahkemece ölü kişi adına tescile karar verilmiş olması doğru değildir. İstek gözönünde tutularak davacıların miras payları oranında iptal ve tescile karar verilmesi gerekirken ölü kişi adına tescil kararı verilmiş olması kanuna aykırıdır.
Bundan ayrı, kabulüne karar verilen taşınmaz bölümüne ait tapu kaydının iptaline karar verilmeden tesciline karar verilmiş olması da doğru değildir. Bu şekilde hüküm kurulması çifte tapuya yol açacağından kanuna aykırı olur.
Sonuç: Davalı Şahin vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 40, 50 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 11.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy