(4721 S. K. m. 706) (818 S. K. m. 213) (2644 S. K. m. 26)
Dava: Vedat ile Müzeyyen aralarındaki tapu iptali, tescil ve tazminat davasının reddine dair Bursa 4. Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 11.12.2003 gün ve 471/1112 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 08.03.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili geldi. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulananın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili,926 ada 46 parselin üzerindeki binanın iki numaralı bağımsız bölümünü vekil edeninin 31.5.2000 tarihli adi senet ile 10.500.000.000 TL'ye davalıdan satın ve devraldığını, 4.000.000.000 TL'sini peşin verdiğini belirterek öncelikle dava konusu bağımsız bölüme ait tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tesciline, bu isteği yerinde görülmezse peşin ödediği 4.000.000.000 TL ile yaptığı masrafların denkleştirici adalet kurallarına göre dava tarihindeki gerçek karşılığının tespit edilerek davalıya ödettirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, tapuda kayıtlı taşınmaz hakkındaki satış işleminin resmi şekilde yapılmamış olması nedeniyle tapu iptali ve tescil isteğinin reddine, peşin ödenen miktar ile yapılan masraflar göz önünde bulundurularak davacı lehine hapis hakkı tanınmak suretiyle Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.12.2003 gün 471/1112 sayılı kararı ile elatmanın önlenmesine karar verildiği gerekçesiyle de tazminat isteğinin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı 31.5.2000 tarihli harici satışa dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Harici satışın yapıldığı tarihte dava konusu taşınmaz tapuda kayıtlı bulunan bir yerdir. Tapuda kayıtlı bulunan bir taşınmazın haricen satışı Türk Medeni Kanununun 706, Borçlar Kanununun 213 ve Tapu Kanununun 26.maddesi hükümleri karşısında geçersizdir. Böyle bir satış haricen satın ve devralan kişiye herhangi bir hak bahşetmez. Mahkemece bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve kanuna uygundur. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin hüküm bölümünün ONANMASINA,
Davacının tazminat isteğine gelince; Az yukarıda da açıklandığı gibi davacı vekili, vekil edeninin taşınmazı tapu dışı yolla satın aldığını, satış bedelinin 4.000.000.000 TL'sini peşin verdiğini, ayrıca bir çok faydalı ve zaruri masraflar yaptığını belirterek bu miktarların dava tarihindeki karşılığı belirlenerek davalıdan alınıp vekil edenine ödettirilmesine karar verilmesini istemiştir. Dosya arasında bulunan Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/471 Esas sayılı dosyasında, temyize konu dosyanın davalısı Müzeyyen, Nurettin aleyhine aynı taşınmaz bölümü için tapu kaydına dayanarak elatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuş, mahkemece 2.7.2002 gün 1396/663 Esas ve Karar sayılı hüküm ile "...Nurettin 'in taşınmazı tapu dışı yolla satın alan Vedat'ın babası olup,izni ile taşınmazda oturduğu,Vedat'ın satın alma sırasında 4.000.000.000 TL peşin para verdiği ve 1.596.055.000 TL faydalı ve zaruri masraf yaptığı, Müzeyyen tarafından bu miktar ödeninceye kadar hapis hakkı tanınmak sureti ile elatmanın önlenmesine..." karar verilmiştir. Söz konusu hüküm Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin onaması ile 17.3.2003 tarihinde kesinleşmiştir.
Her ne kadar temyize konu dosyada, tarih ve sayısı belirtilen dava dosyasında ödenen peşin para ve yapılan masraflar gözönünde bulundurularak dava reddedilmişse de, anılan dosya içinde Müzeyyen tarafından ödemenin yapıldığına ilişkin makbuz bulunmamaktadır. Söz konusu miktarlar nedeniyle hapis hakkı tanınmışsa da ödeme belgelerine rastlanmamıştır. Ödemenin ve mahsubun yapılması için yapılan yazışmalar ödeme belgesi yerine geçmez. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.
Sonuç: Tüm bu açıklamalar karşısında, mahkemece peşin ödemeye, yapılan faydalı ve zaruri masrafların ödenmesine ilişkin makbuzun bulunup bulunmadığı araştırılmalı, bulunması halinde önceki gibi davanın reddine, aksi durumda Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/471 Esas sayılı dosyası da göz önünde bulundurularak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı görüldüğünden davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün tazminata ilişkin bölümünün BOZULMASINA,Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 400 YTL.Avukatlık ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında Avukat marifetiyle temsil olunan davacıya verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 10,10 YTL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1,10 YTL'nın temyiz edenden alınmasına 08.03.2005 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy