(3402 S. K. m. 12)
Dava: K. Arık ve müdahil davacılar M. Kahraman, A. Ürekil ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Iğdır Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 18.06.2004 gün ve 806/646 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı K. Arık vekili, tespitten önceki kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle 108 ada 26 parselin tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına,
Davaya katılan M. Kahraman, taşınmazın 4 dönümlük bölümünün kendisine ait olduğunu açıklayarak bu yere ait tapu kaydının iptali ile adına,
Tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davaya katılan A. Ürekil vekili, 108 ada 26 parselin vekil edeni adına ait olduğunu ileri sürmüştür.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davaya katılan M.'in isteğinin reddine, dava konusu parseldeki Hazineye ait payın iptali ile 1/3 payının davacı K. Arık, 1/3 payının A. Ürekil adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu payları kapsayan 108 ada 26 parselin, öncesi ve esası aynı ada 23 parseldir. 23 parsele ait kadastro tutanağında tapu ve vergi kaydına dayanılarak M. Kahraman ve arkadaşları adına 20.01.1992 tarihinde tespit edilmiş, köy muhtarının itirazı üzerine Kadastro Komisyonunca, 20.07.1993 tarihinde 43288 m2 yerin tespit malikleri adına, geriye kalan 47253 m2 bölümün 108 ada 26 parsel numarası ile Hazine adına tespitine karar verilmiştir. Bundan sonra İ. Ürekil ve arkadaşlarının Iğdır 1.Kadastro Mahkemesinde Hazine aleyhine açtıkları tespite itiraz davası sonunda 14.09.1999 günlü kararla İ. Ürekil'in davasının kabulü ile 26 parselin 1/3 paya ait tespitin iptali ile adına tesciline, geriye kalan 2/3 payın Hazine adına tesciline, diğer davacı gerçek kişilerin itirazının reddine karar verilmiş, hüküm Yargıtay 17. Hukuk Dairesince onanarak, karar düzeltme yoluna başvurulmaksızın 01.04.2004 tarihinde kesinleşmiştir.
Kesinleşme tarihine göre davacı ve davaya katılanlar Kadastro Kanununun 12/3.maddesinde belirtilen hak düşürücü süre içerisinde tespitten önceki sebebe dayanarak görülmekte olan davayı açmışlardır. Yerel bilirkişi ve tanıklar, dava konusu payların davacı, davaya katılan A. ve miras bırakanları tarafından tespit tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile zilyet olduğunu bildirmişlerdir. Yukarıda esas ve karar numarası yazılı Kadastro Mahkemesinde açılan dava nedeniyle dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar da Hazine adına kaydedilen paylara ilişkin yerlerin başka kimselerin zilyetliği altında bulunduğunu bildirmişlerdir. Tüm bu açıklamalara göre, dava konusu payların Hazine ile ilgisinin bulunmadığı belirlenmiş bulunmaktadır. Mahkemece toplanan deliller ve dosya içeriği göz önünde tutularak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/İ maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına, 13.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy