(743 S. K. m. 640, 701, 713) (3402 S. K. 14)
Dava: Ayşe Oflaz ve Cemile Balkı ile Mustafa Oflaz aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Ilgın Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 07.07.2004 gün ve 558/406 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, 145 ada 18 nolu parselin miras bırakan Osman Oflaz'dan kaldığını ve taksim edilmediğini, ancak kadastro çalışmaları sırasında davalı Mustafa Oflaz adına tespit ve tescil edildiğini açıklayarak tapu kaydının iptali ile muris Osman Oflaz mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı Mustafa Oflaz, taşınmazın kendisine ait olduğunu, babasıyla bir ilgisinin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, uyuşmazlık konusu parselin, tarafların ortak miras bırakanı (babaları) Osman Oflaz'dan kaldığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ortak miras bırakandan intikal ve zilyetlik hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK. nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına ve aşağıda belirtilen husus dışında davalının diğer temyiz itirazları yerinde bulunmadığından REDDİNE,
Mahkemece, her ne kadar istek doğrultusunda Osman Oflaz'ın veraset ilamında isimleri geçen mirasçıların miras payları oranında iptal ve tescile karar verilmiş ise de, TMK. nun 640 ve 701. maddeleri uyarınca Osman Oflaz'ın ölüm tarihine göre terekesi elbirliği mülkiyet hükümlerine tabidir. TMK. nun 701/2. fıkrasına göre, elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin payı ortaklığa giren malların tamamına yaygındır denilmektedir. Dava mirasçılar arasında açılıp yürüyen bir dava olup, 3. kişilerin davada yer almadıkları saptanmıştır. Dava dışı kalan mirasçılar yöntemine uygun bir biçimde davaya katılmaları sağlanmadığı gibi, TMK. nun 640. maddesi uyarınca tereke temsilcisi de seçilmemiştir. Bundan ayrı dava dışı kalan mirasçıların usulüne uygun olarak açtıkları iptal ve tescile ilişkin bir dava ve istekleri de bulunmamaktadır. Bu bakımdan davanın mirasçılar arasında açılıp yürüyen bir dava olduğu gözetilerek dava açan mirasçıların veraset ilamındaki payları oranında iptal ve tescile karar verilmesi gerekirken, dava dışı kalan mirasçıların istekleri olmadığı halde bunlar yararına da iptal ve tescile karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Davalının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden kabulü ile yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 10.800.000 lira peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 09.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy