(3402 S. K. m. 12, 16)
Dava: Hayri Nur ile Ören Belediye Başkanlığı, dahili davalı Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Anamur Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 21.05.2004 gün ve 517/209 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 15.03.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden Hayri Nur vekili Avukat Murat Adalı ve karşı taraftan Hazine vekili Avukat K. Altay geldiler. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, satın alma ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik hukuki sebebine dayanarak dava konusu 431 parselin köy meydanı olarak yapılan tespitinin iptali ile tarla niteliği ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, tespitin doğru olduğunu, köy meydanının satış ve zilyetliğe konu olamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuş, davalı Ören Belediye Başkanlığını temsilen Belediye Başkanı, satış ve davacının zilyetliğinin doğru olduğunu belirterek davaya itirazlarının olmadığını açıklamıştır.
Mahkemece, köy meydanlarının kamu malı niteliğinde olup, zilyetlik ile kazanılamayacağı, köy tüzel kişiliğinin satışının geçerli olmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kadimden beri Orta köyü tüzel kişiliğinin zilyetliğinde olduğu belirtilerek köy meydanı olarak sınırlandırılan dava konusu 431 parsel hakkındaki kadastro tutanağı 31.12.1968 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı uyuşmazlık konusu taşınmaza kırk yılı aşkın süreden beri eklemeli zilyetliğinin olduğunu, babasının sağlığında kendisine verdiğini, ancak sonradan köy meydanı olarak sınırlandırıldığını öğrenince aynı yeri bu kez köy tüzel kişiliğinden 1975 yılında satın aldığını ileri sürerek eklemeli zilyetlik ve satın almaya dayanarak adına tesciline karar verilmesin istemiştir.
Davacı vekili kadastro öncesi eklemeli zilyetlik nedenine ve kadastro sonrası satın almaya dayanarak, dava konusu taşınmazın tespitinin iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, taşınmazın kamu malı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dava konusu parsele ait tutanak 31.12.1968 tarihinde kesinleşmiştir. İncelenmekte olan bu dava ise, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin kaçırılmasından sonra 19.11.2003 tarihinde açılmıştır. Anılan maddedeki 10 yıllık hak düşürücü süre olumsuz dava koşulu olup, tüm def'i ve itirazlardan önce nazara alınır. Kadastro öncesi neden bakımından davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken olumsuz dava koşulu olan bu yön gözden kaçırılarak işin esasına girilip yazılı gerekçe ile reddine karar verilmiş olması doğru değil ise de, dava redde mahkûm olup sonucu itibariyle doğru görülmüştür.
Kadastro sonrası satın almaya dayanan tescil isteğine gelince; az yukarıda belirtildiği üzere, tescile konu taşınmaz hakkındaki kadastro tutanağının kesinleşmesi nedeniyle niteliğinin köy meydanı olduğu belirlenmiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/a maddesi hükmüne göre köy meydanları kamu malı niteliğinde olup, zilyetlik ile kazanılması mümkün değildir. Bir yerin mülkiyetinin kazanılması için diğer olumlu ve olumsuz koşulların yanında özel mülkiyete elverişli olması gerekir. Köy meydanları kamunun istifadesine ayrılmış yerlerden olup özel mülkiyete konu olmaz. Mahkemece verilen ret kararında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Sonuç: Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun görülen mahkeme hükmünün ONANMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 400 YTL. Avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında Avukat marifetiyle temsil olunan davalı Hazineye verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 10,10 YTL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1,10 YTL' nın temyiz edenden alınmasına 15.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy