(1086 S. K. m. 433, 440)
Dava: Mahmut Genç ile Hazine aralarındaki dava hakkında Antalya 4. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 31.12.2003 tarih ve 24/1480 sayılı hükmün Dairenin 19.04.2004 gün ve 2355/3089 sayılı ilamiyle kısmen reddine ve kısmen onanmasına karar verilmişti. Davacı vekili ve davalı Hazine vekili taraflarından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava konusu 985, 1024, 1038, 1047 ve 1359 numaralı parsellerin Hazine üzerindeki tapu kayıtlarının iptali ile imar-ihya ve zilyetlik hukuki sebebine dayanarak müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu 985, 1038, 1047 ve 1359 parseller hakkındaki davanın kabulüne, 1024 parsel yönünden ise davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Hükmün Hazine vekili ve davacı vekili tarafından temyizi üzerine davacı vekilinin temyiz itirazlarının temyiz süresinin geçmiş olması, Hazine vekilinin temyiz itirazlarının da reddiyle onanmasına karar verilmiştir.
Karar tashihi talebi, davacı vekili tarafından temyiz talebinin süresinde yapılmış olduğu ileri sürülerek; Hazine vekili tarafından ise dava konusu taşınmazların nitelik itibariyle kazanılmayacağı açıklanarak yapılmıştır.
Davalı Hazine vekilinin dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilamında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve HUMK.nun 440. maddesinde yazılı hallerden hiç birisine uymayan karar düzeltme isteminin REDDİNE,
Davacı vekilinin karar tashihi talebi incelendiğinde; davacı vekilinin yerel mahkeme hükmünü Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin kendisine 27.02.2004 tarihinde tebliği üzerine HUMK. nun 433/2. maddesi hükmü gereği on günlük cevap müddeti içerisinde 08.03.2004 günü temyiz ettiği, bu hale göre temyiz isteğinin süresi içerisinde yapılmış olduğu anlaşıldığından, Dairemizin 19.04.2004 tarih 2004/2355 esas, 3089 karar sayılı davacı vekilinin temyiz talebinin reddine ilişkin kararının KALDIRILMASINA,
Davacı vekilinin temyiz isteklerine gelince; mahkemece dava konusu 1024 parsele ilişkin davanın kısmen kabulüne, fen memuru bilirkişinin raporunda (K2) olarak gösterdiği 1587 m2'lik kısmın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, bu parselin diğer kısımlarına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Mahkeme ret gerekçesinde davacının 1024 parselin kabul edilen ve fen memurunun krokisinde (K2) ile gösterdiği kısmın dışında iki adet evinin bulunması, evin bulunduğu kısmın imar-ihya ve olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanılamayacağı açıklanıp bu kısma ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Oysa, taşınmazın reddedilen kısmı üzerinde de davacının 1960 yılında başlayan imar-ihya faaliyetleri ile birleşen zilyetliğinin bulunması, daha sonra 1975-1976 yıllarında bu yere ev yapması ve etrafını da müştemilat olarak kullanması ekonomik amaca uygun zilyetlik niteliğindedir. Davacının 1024 parsel üzerindeki zilyetliği bu nedenle malik sıfatıyla sürdürülen bir zilyetliktir. Dava konusu 1024 parselin tamamı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken bu parsel yönünden kısmen kabul, kısmen redde karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile 1024 parselin redde ilişkin hüküm bölümü usul ve yasaya aykırı olduğundan HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy