(4721 S. K. m. 713)
Mehmet Emin Kaplan ile Hazine ve Küçükziyaret Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Suruç Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 22.10.2003 tarih ve 191/244 s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, kadastro çalışmaları sırasında tesbit dışı bırakılan dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın 25 seneyi aşkın kazanmayı sağlayan zilyetlik sebebiyle vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Teknik bilirkişi tarafından düzenlenen krokide taşınmazın doğu sınırından Suruç şosesinin geçtiği belirtilmiştir. TMK. nun 713/3. fıkrası hükmü gözönünde tutularak ilgisi yönünden davanın Karayolları Genel Müdürlüğü'ne yöneltilmesi, yargılamaya geldiği takdirde savunma ve delillerinin belirlenmesi, yol sebebiyle yapılan kamulaştırmaya ilişkin belgelerin getirtilip dosya arasına konulması gerekir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazın tesbit dışı bırakılma sebebi belirlenmemiştir. Davacı vekili, dilekçesinde köy boşluğu olarak tesbit dışı bırakıldığını açıklamış ise de, dosya arasında bu konuda herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Yerel bilirkişi bu yerde davacının babasına ilişkin değirmen olduğunu, daha sonra terkedildiğini açıklamış, tanık davacının zilyetliğinde olduğunu bildirmiştir. Davacı ve babasının bu yerdeki zilyetliğini sürdürüş şekli gereği gibi araştırılmamıştır. Bütün bu yönler gözönünde tutularak dava konusu taşınmazın tesbit dışı bırakılma tarihindeki niteliği, gerekirse pafta üzerinde inceleme yapılmak suretiyle bu hususun belirlenmesi, komşu parsellere ilişkin kadastro tutanağı ve mevcutsa dayanak belgelerin getirtilip dosya arasına konulması, ondan sonra yerel, teknik bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla keşif yapılması, yerel bilirkişi ve tanıklardan bu yerin öncesi itibariyle niteliği, davacı ve babasının zilyetliğinin başlangıcı, süreci ve niteliğinin ayrıntılı olarak sorulması, komşu parsellere ilişkin belgelere göre bu yönün nasıl gösterildiği hususu üzerinde durulması, sınırında yer alan karayoluna bir elatmanın olup olmadığının araştırılması, bu hususta teknik bilirkişiden görüş alınması, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekir. Eksik incelemeye dayanılarak yazılı biçimde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, 05.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy