(1086 S. K. m. 274)
Dava: Z. Şengül ile M. Doğu aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Niğde 2. Asliye Hukuk Hakimliği'nden verilen 28.09.2004 gün ve 138/406 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, tespitten önceki 20 seneyi aşkın zilyetlik nedeniyle 273 ada 57 parselin tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu parsele ait kadastro tutanağında, 1936 tarih ve 302 tahrir numaralı vergi kaydı ile E. Sonkur adına kayıtlı bulunduğu, tespit tarihinden geriye doğru 20 seneyi aşkın bir zamandan beri M. kızı M. Doğu'nun zilyetlik ve tasarrufunda bulunduğu, vergi kaydının taşınmazın tamamını kapsadığı açıklanmak suretiyle 26.09.1996 tarihinde tarla niteliğiyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı zilyetliğe dayanarak istekte bulunmuş, mahkemece dinlenen yerel bilirkişi ve davacı tanıklarının sözlerine dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı 29.05.2003 günlü liste ile tanıklarını mahkemeye sunmuştur. Mahkemece, davalının tanıkları dinlenilmeden hüküm kurulmuştur. Listesi verilen tanıkların dinlenilmesinden vazgeçilmediğine göre çağırılıp dinlenilmeleri gerekir. Her ne kadar yargılama oturumlarında tanıkların çağırılması için gerekli giderlerinin yatırılması karar altına alınmış ise de, tanık ücreti ve çağrı giderlerinin miktarı belirtilmediği için ara kararları usulüne uygun bulunmadığından davalının tanık dinletme hakkı düşmüş olamaz. Uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurulabilmesi için savunmaya ilişkin delillerin de toplanması gerekir. Bundan ayrı, davacı ile tutanakta belirtilen vergi kayıt maliki arasındaki bağlantı da kurulmamıştır. Öncelikle bu hususların yerine getirilmesi, ondan sonra taraf delillerinin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekir.
Sonuç: Davalının temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve 10.250.000. lira peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 17.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy