(3402 S. K. m. 14)
Dava: Şerife Akyol ile Hazine ve Buruncuk Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Menemen Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 14.07.2004 gün ve 347/517 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü :
Karar: Davacı vekili, dava dilekçesinde mevkii ve hudutlarını yazdığı 14 dönüm miktarındaki taşınmaz üzerinde müvekkilinin 1966 yılından bu yana malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız zilyet olduğunu açıklayarak adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, dava konusu yerle ilgili davacının daha önce açtığı davanın reddedildiğini, davacının zilyetliğinin nizalı ve fasılalı olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK.nun 713. maddesine göre açılmış, olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tescil davasıdır. Böyle bir davada tescile karar verilebilmesi için taşınmazın tapuda kayıtlı olmaması ve nitelik itibariyle iktisabının mümkün olması gerekir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın tapuda kayıtlı olup olmadığı hususu Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulup araştırılmamıştır. Ayrıca dava konusu taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında hangi nitelikle tespit dışı bırakıldığı ve tespit dışı bırakılma tarihi de Kadastro Müdürlüğünden sorulup belirlenmemiş, dava konusu taşınmazı içine alacak biçimde orijinal paftası getirtilmemiştir. Dosya arasında bulunan ve Kadastro teknisyeni bilirkişiler tarafından hazırlanan krokili raporda dava konusu taşınmaz Gediz kumluğu içerisinde gösterilmiştir. Yine dosya arasında bulunan davalı Hazine vekilinin dilekçesine eklediği paftada da dava konusu taşınmaz kumluk olarak gösterilmektedir. Taşınmazın bu niteliğinin net bir biçimde belirlenmesi için orijinal paftasının veya aslına uygunluğu tasdik edilmiş suretinin Kadastro Müdürlüğünden istenip dosya arasına alınması gerekir. Ayrıca, Gediz kumluğu olarak tarif edilen yer üzerinde ve dava konusu taşınmaza komşu 596, 977, 996 ve 975 numaralı parseller bulunmaktadır. Bu parsellerin kadastro tutanaklarının, varsa dayanağı belgelerin, hükmen oluşmuşlarsa tapu kayıtlarının ve hüküm dosyalarının getirtilmesi, mahallinde uygulanması, fen memuru, jeolog ve ziraat mühendisi bilirkişiden taşınmazın bu araştırmalar sonucu belirlenecek nitelikleri de gözetilerek yeniden rapor alınması gerekir. Eksik incelemeyle karar verilemez.
Ayrıca, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesine göre dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılması için davacının tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma içinde bulunan toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan, bir veya birden fazla taşınmaz malı çekişmesiz ve aralıksız en az 20 yıl malik sıfatıyla zilyetliğinde bulundurduğunu bilirkişi veya tanık beyanlarıyla ispat etmesi gerekir. Bu amaçla davacının zilyetlikle iktisap ettiği taşınmazlarının bulunup bulunmadığı Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup araştırılmalı, sulu veya kuru toprak ayrımı 3083 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile eksik incelemeye dayalı, usul ve yasaya aykırı hükmün HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA 10.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy