(4721 S. K. m. 713)
Dava: Kemal Alkanat ile Tortumkale Köyü Tüzel Kişiliği ve dahili davalı Hazine aralarındaki tescil davasının reddine dair Tortum Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 09.06.2004 gün ve 50/41 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 22.03.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden Kemal Alkanat ve karşı taraftan Hazine vekili Avukat Keriman Altay geldi. Tortum Kale Köyü Tüzel Kişiliğinden kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Kemal Alkanat, mevkii ve sınırları belli ve kadastro da tespit dışı bırakılan taşınmazın ataları adına olan Temmuz 1323 gün 95 sıra numaralı tapu kaydının kapsamında kaldığını, belirterek adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Tortum Köyü temsilcisi, köy boşluğu Hazine temsilcisi, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek açılan davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın davacının dayanak tapu kapsamında kalmadığı, ziraat bilirkişisinin raporunda köy boşluğu, niteliğinde olduğunu belirttiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının Tortum Kadastro Mahkemesine açtığı davanın yargılaması sonunda taşınmazın kadastroda tespit dışı bırakılan yer olduğunun anlaşılması üzerine görevsizlik kararı verilmiş, yasal süresinde görevli Tortum Asliye Hukuk Mahkemesine başvurulmuştur. Kadastro Müdürlüğünden sorulmamakla birlikte tescili istenen taşınmazın 2000 yılında yapılan kadastroda yol ve boşluk olarak belirlendiği pafta ve dosya arasında bulunan fen bilirkişisinin raporundan anlaşılmıştır.
Davacı tapu kaydı ve miras hakkına dayanarak adına tescil isteğinde bulunmuştur. 18.07.2002 ve 24.04.2004 tarihli teknik fen bilirkişileri raporlarında dayanak tapu kaydının sınır olarak davaya konu yere uymadığı, 26.07.2002 tarihli yargılama oturumunda incelenen Tortum Asliye Hukuk Mahkemesinin Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen 07.03.1995 gün 14/8 sayılı kararında Temmuz 1323 gün 95 sıra numaralı tapunun hukuki değerini yitirdiği belirlenmiştir. Bundan ayrı; gerek Kadastro Mahkemesinde, gerekse Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan keşifler de dinlenen yerel bilirkişiler, dayanak tapu kaydının davacının babasına ait dava dışı kuzeydeki bir başka taşınmaza uyduğunu ve dava konusu yerde kendilerini bildiğinden beri davacının tasarrufunun bulunmadığını, köy boşluğu olduğunu açıklamışlardır. Gerçekten de kuzeyde bulunan dava dışı 121 ada 1 parsel davacının dayanak tapusunun gitti kayıtlarının uygulanması ile kadastro sonucu davacının adına tespit ve tescil edilmiştir. Ayrıca davacı Kemal Alkanat, 14.05.2004 tarihli keşif tutanağında imzalı ifadesi ile tanığının olmadığını belirtmiştir.
Sonuç: Tüm bu açıklamalar karşısında davacının dayanak tapusunun dava konusu yere uymadığı, kazanmayı sağlayan zilyetliğinin bulunmadığı sonucuna varıldığından usul ve yasaya uygun görülen ret kararının ONANMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 400 YTL. Avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında Avukat marifetiyle temsil olunan dahili davalı Hazineye verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 10,10 YTL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1,10 YTL'nın temyiz edenden alınmasına, 22.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy