(2709 S. K. m. 141) (1086 S. K. m. 388)
Dava: Ahmet Kara ile Şahin Çakıroğlu ve Turgut Şahin aralarındaki elatmanın önlenmesi davasının reddine dair Sultanbeyli Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 04.12.2003 tarih ve 316/1103 s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili Ahmet'in 11.09.2000 gününde satıcı Turgut Şahin'den Mecidiye Mahallesi, Afyon Caddesi, No:15'te bulunan 283 m2 arsa ve üzerinde kurulu 90 m2 binayı satın aldığı yerle ilgili olarak Şahin Çakıroğlu tarafından müvekkili aleyhine Sultanbeyli Sulh Hukuk Mahkemesinde zilyetliğin korunması talebini içerir dava açıldığını ve bu dava sonucunda müvekkilinin taşınmaza müdahalesinin men'ine karar verildiğini, ancak davacının burada üstün zilyetlik hakkının bulunmadığını, taşınmazı sair davalı Turgut Şahin'den satın aldığı tarihte Şahin Çakıroğlu'nun zilyetliğinin bulunmadığını açıklayarak mülkiyetin ve malik sıfatıyla zilyetliğin tespiti ile taşınmazın davacı Ahmet Kara'ya tesciline, müvekkilinin yapmış olduğu 9.000.000.000.-TL satış gideri ve 2.000.000.000.-TL tadilat masraflarının davalı Turgut Şahin'den tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Şahin Çakıroğlu vekili, kesin hüküm bulunduğunu, davacı Ahmet'in aleyhine verilen kararla taşınmaza vaki müdahalesinin men'ine karar verildiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalı Turgut Şahin vekili, davaya herhangi bir cevap vermemiştir.
Mahkemece, müdahalenin men'i isteğinin kesin hüküm nedeniyle, alacak istekleri yönünden ise açık ve anlaşılır bir gerekçe yazılmadan davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm davacı Ahmet Kara vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, dava konusu taşınmaz tapuda 7329 ada 2 parsel numarasıyla Hazine adına tapuda kayıtlı bulunduğuna, böyle bir taşınmaz üzerinde tarafların mülkiyet hakkına dayanarak istekte bulunamayacaklarına ve davacı Ahmet Kara'nın davalı Şahin Çakıroğlu tarafından zilyetliğe vaki müdahale nedeniyle açılan davanın aleyhine sonuçlanıp kesinleşmiş bulunmasına göre davacı Ahmet Kara vekilinin bu yöne ait temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan mülkiyet ve zilyetliğin tespitine ait hüküm bölümünün ONANMASINA,
Davacı vekilinin alacak ve tazminat isteklerine gelince; Mahkemece, davacının alacak istekleri yönünden verilen karar anlaşılır bir gerekçeyi taşımamaktadır. T.C. Anayasasının 141. maddesinin 3. fıkrasına göre; mahkemelerin kararları gerekçeli olarak yazılır. Aynı biçimde HUMK. nun 388. maddesi de ihtilaflı kısımlar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen olaylar ve bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep ve hüküm sonucu açık ve kesin bir biçimde belirli edilmelidir. Mahkemece davacının 07.03.2002 tarih 1436 yevmiye numaralı taşınmaz satış vaadine ait senedin konusu olan 9.000.000.000.-TL'lik miktar ile yine davacının yapmış olduğu 2.000.000.000.-TL'lik faydalı masraflar yönünden gerekçe göstermeden hüküm tesis edilmiştir. Mahkemece yapılacak iş, davacının alacak talebine ait taraf delilleri toplandıktan sonra varılacak sonuca göre karar vermek olmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı Ahmet Kara vekilinin alacak talebine yönelik temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile eksik incelemeye dayalı usul ve kanuna aykırı hükmün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 10.100.000 TL. peşin harcın onama harcına mahsubuna 08.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy