(3402 S. K. m. 12, 13)
Dava: Rabia Cevizci ve müşterekleri ile Raif Cevizci ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Maden Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 25.12.2003 tarih ve 12/105 s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, 167 ada 2 parseldeki davalıların paylarına ait tapu kayıtlarının iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, somut olayda hakdüşürücü sürenin geçtiği ve tapulu yerlerin haricen satışının geçerli hukuki sonuç doğuramayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 167 ada 2 parselin davalılar adına kayıtlı 1080/8640 payının iptali ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu payları kapsayan 167 ada 2 parsele ilişkin kadastro tutanağında, 23.05.1934 tarih ve 43 numaralı tapu kaydı ve gittilerine dayanılarak 03.06.1996 gününde 1080 pay davalıların miras bırakanı Hüseyin Cevizci, 1890 payda davacıların miras bırakanı Eyüp Cevizci, sair paylarda davada taraf durumunu almayan başka kimseler adına tesbit ve tescil edilmiş, sicil oluştuktan sonra davacılar ve davalıların miras bırakanları adlarına yazılı paylar intikal yoluyla taraflar adına tapuya tescil edilmiştir.
Dava konusu taşınmazı kapsayan parsel öncesi itibariyle tapulu olan bir yerdir. Tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın haricen satış ve devri geçerli değildir. Somut olayda; yerel bilirkişi ve tanıklar, davalıların miras bırakanı Hüseyin'in dava konusu yerdeki paylarını 1945 yılında davacıların miras bırakanı ve babası Eyüp'e satıp devrettiğini, o tarihten beri davacı tarafın zilyet olduğunu bildirmişlerdir. Bu açıklamalar karşısında uyuşmazlığın 3402 s. Kadastro Yasasının 13/B-b maddesi hükmü çerçevesinde çözüme kavuşturulması gerekir. Anılan maddede tapulu bir yeri kayıt maliki veya mirasçılarından veya mümessillerinden tapu dışı bir yolla iktisap ettiğinin kanıtlanması ve tespit gününe kadar en az on yıl süre ile çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla zilyet bulunduğu takdirde zilyedi adına tespit olunacağı açıklanmıştır. Somut olayda; anılan maddedeki koşullar davacı taraf yararına gerçekleşmiş bulunmaktadır. Dava, tutanağın kesinleştiği tarihten itibaren 3402 s. Kadastro Yasasının 12/3 maddesinde yazılı süre içerisinde açılmış bulunduğuna göre yazılı biçimde davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sonuç: Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 67,50 YTL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 202,50 YTL'nın temyiz edenden alınmasına 10.01.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy