(492 S. K. m. 13) (1086 S. K. m. 436)
Dava: A. Y. ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Gaziantep 4. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 29.06.2004 gün ve 823/313 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, adına paylı olarak tespit ve tescil edilen 101 ada 70 parselle bir bütün olan taşınmazın yaklaşık 20 dönümlük bölümünün, aynı ada 121 parsel içerisinde Hazine adına tespit edildiğini ileri sürerek bu yere ait tapu kaydının iptali ile 70 parsele ilave edilmek suretiyle adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 11.05.2004 günlü krokide A harfi ile gösterilen 19984,92 m2 yere ait tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, adına paylı olarak tespit edilen 101 ada 70 parselle bir bütün olduğunu dava dilekçesinde ileri sürmüş ise de, yargılama aşamalarında 70 parselin kendisiyle ilgili bulunmadığını açıklayarak dava konusu yere ait tapu kaydının iptali ile bağımsız olarak adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Dava konusu taşınmaz bölümünü kapsayan 101 ada 121 parselin esası ve öncesi aynı ada 117 parseldir. 117 parsele ait kadastro tutanağında, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki ham toprak yerlerden olduğunun muhtar ve bilirkişiler tarafından bildirilmesi üzerine 07.05.1993 tarihinde Hazine adına tespit edilmiş, taşınmazın bir bölümünün kendisine ait olduğunu ileri süren Ö. A.'ın Gaziantep Kadastro Mahkemesine açtığı itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda, aynı çalışma alanında belgesizden edindiği kuru toprak miktarının 100 dönümü geçmesi nedeniyle 20.11.1996 gün 400/298 esas ve karar sayılı hükümle davanın reddine karar verilmiş, davacının temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesince onanarak karar düzeltme isteği reddedilmek suretiyle 24.06.1997 tarihinde kesinleşmiştir. 117 parsel hükmen tapuya tescil edildikten sonra 22.05.2003 tarihinde yapılan ifraz sonucu 121 ve 122 parseller oluşmuştur. Dava konusu edilen taşınmaz bölümü, ifrazen Hazine adına tescil edilen 121 parsel içinde kalan bir yerdir. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, dava konusu taşınmaz bölümünün tespit tarihine kadar davacı ve satıcısı tarafından 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak tasarruf edildiği yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından açıklandığına, kültür arazisi niteliğinde bulunduğu ziraatçı bilirkişi Tolga Çelik'in düzenlediği 20.05.2004 günlü raporda gerekçeli olarak belirtildiğine göre yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına, 10.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy