(2863 sk m 5-7, 11)
İ. K. ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Gökçeada Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 21.09.2004 gün ve 40/121 sayılı hükmün Yargıtay' ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, dava konusu 195 ada 41 parselin müvekkilinin zilyetliği altında bulunduğunu, bu zilyetliğin iktisabı sağlayacak süreye ulaştığını, buna rağmen kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tespit gördüğünü, hukuki dayanaktan yoksun bulunan tescil işleminin iptali ile dava konusu taşınmazın müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz kadastro çalışmaları sırasında zilyedinin taşınmazı terk ettiğinden bahisle Hazine adına tespit görmüştür. Mahallinde yapılan keşifte dinlenen bilirkişi ve şahitler davacının zilyetliğinden söz etmişler, mahkemece de bu zilyetliğe değer verilip davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre aşağıda belirtilen husus dışında davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde, Gökçeada ilçesinin tamamının doğal, kentsel veyahut arkeolojik sit alanında kaldığını, mahkemenin bu hususta araştırma yapmadığını ileri sürmüştür. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kamu düzeni ile ilgilidir. Sit alanları kamu malı niteliğindedir. Gökçeada ilçesinin büyük bir kısmının doğal ve arkeolojik sit alanında kaldığı hususu da ihtilafsızdır. Mahkemece dava konusu yerin 2863 sayılı Kanunun 6. maddesinde sayılan ve tarif edilen kültür ve tabiat varlıklarından olup olmadığı, aynı Kanunun 7. maddesine göre de, taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulunca tespitlerinin yapılıp yapılmadığı, kurul kararıyla tescillerinin ikmal edilip edilmediği araştırılmamış, sit haritası getirtilip Koruma Kurulu kararıyla birlikte mahallinde arkeolog bilirkişi ve fen memuru marifetiyle uygulanmamıştır. Yapılacak uygulama sonunda dava konusu yerin korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarından olduğunun anlaşılması halinde 2863 sayılı Kanunun 5 ve 5226 sayılı Kanunla değişik 11. maddesi hükümlerine göre zilyetlikle kazanılıp kazanılamayacağının üzerinde durulması ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile eksik incelemeye dayalı, usul ve yasaya aykırı hükmün HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA 10.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy