(3402 S. K. m. 14)
Dava: Ayşe Baş ile Hazine aralarındaki dava hakkında Cihanbeyli Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 14.10.2003 tarih ve 577/2376 sayılı hükmün Dairenin 11.10.2004 gün ve 5869/6632 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Hazine temsilcisi tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Ayşe Baş tarafından Hazine aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasının kabulüne ilişkin hüküm davalı Hazine temsilcisinin temyizi üzerine Dairece onanmıştı. Davalı Hazine temsilcisi süresinde vermiş olduğu karar düzeltme dilekçesiyle onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün bozulmasını istemiştir.
Davacı, dava konusu taşınmazın öteden beri zilyetliği altında bulunduğunu, daha önce açmış olduğu tescil davası üzerine Cihanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesinin 1971/89 esas, 1971/1059 karar sayılı hükmüyle adına tescil edildiğini açıklayarak 120 ada 10 parselin tapu kaydının iptal ve tescilini istemiştir. 10 parsele ait kadastro tutanağında Yusuf kızı Ayşe Baş'ın 20 yıldan fazla süreyle zilyet olduğu, ancak aynı çalışma alanında 100 dönümlük yerin senetsizden adına tespit edildiği açıklanarak 29.12.1995 tarihinde tarla niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Mahkemece, yukarıda tarihi ve sayısı yazılı hüküm kesin hüküm sayılarak ve kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Tescile ilişkin hüküm sadece davacı Ayşe ile Hazine temsilcisine tebliğ edilmiş, yasal hasım durumunda bulunan Belediye ve Köy Tüzel Kişiliğine tebliğ edilmemiştir. Anılan hüküm şeklen henüz kesin hüküm halini almamıştır. Bu nedenle mahkemenin anılan hükmü kesin hüküm olarak kabul etmiş olmasında isabet bulunmamaktadır.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmüne göre zilyedin vergi kaydı gibi bir belgeye dayanmaksızın aynı çalışma alanında edinebileceği miktar suluda 40, kuru toprakta 100 dönümü geçemez. Dosya arasındaki kadastro tutanağı ve tapu kaydına göre 100.044 m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsizden davacı Yusuf kızı Ayşe Baş adına 20.11.1995 tarihinde tespit edilmiştir. Gerek dava konusu edilen 10 parsel gerekse davacı adına tespit edilen 88 parsel aynı çalışma alanı içerisinde yer almaktadır. Açıklandığı üzere her iki parsel öncesi itibariyle belgesiz olan yerlerdir. Davacı Ayşe dava konusu yerin adına tescili için daha önce açmış olduğu tescil davasında da herhangi bir kayda dayanmamıştır. Bu durumda dava konusu taşınmazında belgesiz olarak kabulü gerekir.
Hal böyle olunca davacının aynı çalışma alanı içerisinde kazanabileceği miktar 100 dönümü aşamaz. 100 dönüm 44 m2 yer daha önce tescil edildiğine göre Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü gözönünde tutularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Hükmün bu sebeple bozulması gerekirken Dairece yanlışa düşülerek onanmış olduğu bu kez anlaşılmış olduğundan davalı Hazine temsilcisinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairenin 11.10.2004 gün 5869/6632 esas ve karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 24.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy