(3402 S. K. m. 20/C)
Dava: Mehmet Ordu ile Hazine, Kocaavşar Köyü Belediye Başkanlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Balıkesir 1.Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 25.10.2004 gün ve 354/913 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 221 nolu parselin Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, dava konusu yerin öncesinin mer'a olduğunu bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zilyetlik nedeniyle tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Birleştirilen Balıkesir 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/594 E., 2003/656 K. sayılı dava dosyası dosya içerisine konulmuştur.
Davacı vekili, satın alma ve eklemeli zilyetlik nedeniyle iptal ve tescil isteğinde bulunmuş, mahkemece kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık konusu 219 nolu parsele ait kadastro tutanağında; bu yerin mer'a vasfıyla orta malı olarak 01.02.1996 tarihinde sınırlandırılmasının yapıldığı, davacının itirazı üzerine 219 parselin sınırlandırılmasının kısmen iptali ile vergi kaydına dayanılarak kuzey doğu yönünden ayrılan kısım itiraz edene bırakıldıktan sonra kalan güney batı yönündeki kısma 221 parsel nosu verildiği, 219 nolu parselin ana miktarı olan 13375 m2'den vergi kayıt miktarı olan 2757 m2'lik kısmın çıkarıldığı, kalan 10618 m2'lik kısmın 221 parsel nosu ile mer'a vasfında sınırlandırılmasının 19.07.1996 tarihinde yapıldığı belirtilmiş, 219 parsel yönünden 24.01.1997 tarihinde davacı adına tapu kaydı oluşturulmuştur.
Dava konusu yapılan 221 parselin esası 219 nolu parseldir. Kadastro tespiti sırasında bu yere uygulanan 1937 tarih ve 361 tahrir nolu vergi kaydı davacının satıcısı Mustafa Kaçar adına yazılıdır. Sözü edilen vergi kaydının üç tarafı mer'a sınırını içermektedir. Mer'a sınırı kural olarak değişmeye ve genişletmeye elverişli sınırlardan sayılır. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20/C fıkrası hükmüne göre; böyle bir sınırı içeren tapu/vergi kaydının kapsamı miktarıyla geçerlidir. Davacı, satıcısı adına yazılı vergi kaydındaki sınırlarla bağlıdır. Vergi kaydında yazılı miktar kadar yer davacı adına tespit edildiğine ve 219 nolu parsel olarak davacı adına tapu kaydı oluştuğuna, dava konusu parselin etrafı mer'a ile çevrili olduğuna göre eylemli durum ve vergi kaydındaki mer'a sınırı karşısında dava konusu parselin mer'adan kazanıldığının kabulü gerekir. Mer'alar Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki kamu mallarından olup, özel mülkiyete konu edilemezler. Diğer yönden, süresi neye ulaşırsa ulaşsın mer'a toprağının imar-ihya, kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi de mümkün bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle dosya içeriği ve tüm deliller gözönünde tutularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle ve HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy