(3402 S. K. m. 14)
Dava: Osman Ağlar mirasçıları, V. Ağlar ve müşterekleri ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Varto Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 02.06.2004 gün ve 81/478 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, 37 parsel kapsamında kalan vekil edenlerine ait taşınmaz bölümüne ilişkin tapu kaydının iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 39 nolu parselin tapu kaydının iptali ile Osman Ağlar mirasçıları olan davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Davayı açan Osman Ağlar, yargılamanın devamı sırasında ölmüş, mirasçılık belgesinde isimleri geçen bir kısım mirasçıların Avukat Selahattin Kaya'ya vekaletname vermek suretiyle dava yürütülüp sonuçlandırılmıştır. Dosyadaki belgelere göre bazı mirasçıların vekaletnameleri dosya arasında bulunmamaktadır. Bu husus üzerinde durulması, tüm mirasçılar davada vekil marifetiyle temsil edilmemişler ise o takdirde dava koşulunun gözetilmesi, diğer mirasçıların açılmış bulunan davaya muvafakatlarının alınması ya da Osman Ağar'ın miras ortaklığına temsilci tayini suretiyle davanın yürütülmesi gerekmektedir.
İşin esasına gelince; Davacılar 37 parselin kısmen iptal ve tescilini istedikleri halde mahkemece 39 parsel hakkında hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Somut olayda; davacılar ve miras bırakanları Osman, belirtme tarihinden önceki sebebe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır. Mahkemece toplanan deliller ve dosya içeriği gözönünde tutularak davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davanın kabulüne ilişkin önceki hüküm Hazine temsilcisinin temyizi üzerine Dairece Toprak Komisyonunca düzenlenen belirtmelikteki açıklamalar gözönünde tutularak taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden Hazineye kalan yerlerden olup olmadığının araştırılıp belirlenmesi, bu nedenle komşu parsellere ait kadastro tutanağı ve dayanak belgelerin getirtilip nazara alınması gereğine işaret edilmek suretiyle bozma sevk edilmişti.
Mahkemece bozma ilamı uyarınca yapılan inceleme ile taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kalmadığı gerekçesiyle yeniden davanın kabulüne karar verilmiştir. Dava konusu parsele revizyon gören dayanak belgelere göre, dava konusu taşınmazın Haziran 1288 tarih 3, 5, 10, 13 ve 64-70 numaralarda tapuya kayıtlı olduğu yazılıdır. Mahkemece dayanak tapu kaydı getirtilip bu belgeye göre taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kalan yerlerden olup olmadığı belirlenmeden hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Belirtmelikte tarih ve sayısı açıklanan tapu kayıtları ile komşu parsellere revizyon gören tapu kayıtlarının dayanaklarının yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde Tapu Sicil Müdürlüğünden istenilerek dosya arasına konulması, taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kalan yerlerden bulunup bulunmadığının kesin olarak belirlenmesi, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekir.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy