(4721 S. K. m. 706, 976)
Dava: Davacı Gülistan Okumuş ile davalılar Hazine ve Uzunpınar Belediye Başkanlığı, davalı-karşı davacı Orman İdaresi aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Denizli 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 20.04.2004 gün ve 254/204 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili, Hazine vekili ile Orman İdaresi vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, miras yoluyla intikal ve kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan dava konusu taşınmaz bölümlerinin vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, kazanma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ve karşı davacı Orman Genel Müdürlüğü vekili, dava konusu taşınmaz bölümlerinin orman sayılan yerlerden olduğunu açıklayarak davacının davasının reddine, yapmış olduğu bina ve eklentilerinin yıkılmasına, orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının davasının reddine, teknik bilirkişinin krokisinde belirttiği C, B ve E harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; davacı vekili hükmü esas bakımından, Hazine vekili gerekçe, davalı Orman Genel Müdürlüğü vekili de yıkıma ilişkin bölümünü temyiz etmişlerdir.
Dava konusu taşınmaz bölümleri Uzunpınar köyüyle Akdere köyü çalışma alanları arasında kalan bölümlerdir. Geri çevirme üzerine verilen bilgilere göre ismi geçen çalışma alanlarında 1986 ve 1988 yılları arasında kadastro çalışmalarının yapıldığı, dava konusu taşınmaz bölümlerinin boş ve hali arazi niteliğiyle tespit dışı bırakıldığı bildirilmiştir. Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre tespit dışı bırakılan bir yerin tapuya tesciline karar verilmesi için tespit dışı bırakıldığı tarihten dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süreyle koşullarına uygun olarak tasarruf edilmiş olması gerekir.
Somut olayda; taşınmazların tespit dışı bırakıldığı tarihten dava tarihine kadar kazanma süresi ve koşulları geçmemiştir. Mahkemece bu yön gözönünde tutularak davacının tescil isteğinin reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların tespit dışı bırakılma tarihine kadar davacı ve miras bırakanı tarafından 20 yıldan fazla süreyle tasarrufta bulunduğu belirlenmiş, Hazine vekili mahkemece benimsenen bu gerekçe yönünden hükmü temyiz etmiştir. Gerçekten de toplanan delillere göre tescil konusu taşınmazların tespit dışı bırakılma tarihinden önce davacı ve miras bırakanı tarafından tasarruf edilen yerler olduğu bildirilmiştir. Ne var ki, az yukarıda açıkladığı üzere, tespit dışı bırakılan bir yerin tapuya tesciline karar verilmesi için tespit dışı bırakılma tarihindeki zilyetliğin kazanma süresine ulaşmış olması gerekir. Başka bir anlatımla tespit dışı bırakılma tarihinden önceki döneme ait zilyetlik böyle bir davada dikkate alınmaz. Mahkemece de bu açıklamalar doğrultusunda hüküm kurulmuş bulunduğuna göre Hazine vekilinin de temyiz itirazları yerinde değildir.
Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı idare vekilinin açmış olduğu karşı davayla davacının tescil konusu taşınmaz üzerine yapmış olduğu barakaların da yıkılmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmeksizin hüküm kurulmuştur. Toplanan delillere göre bu yer üzerinde, özellikle yıkımına karar verilmesi istenilen barakalar bulunmaktadır. Davacının ağıl olarak kullanılan bu yerde zilyetliğini sürdürmesi orman niteliğinde bulunan arazinin niteliğini bozar. Toplanan deliller gözönünde tutularak yıkım yönünden bir karar verilmesi gerekirken bu hususun açık bırakılması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı-karşı davacı Orman Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün karşı davaya ilişkin bölümünün BOZULMASINA ve 10,50 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edenlerden Orman İdaresi ile davacıya ayrı ayrı iadesine, 24.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy