(4721 S. K. m. 713)
Dava: Mehmet Sarp ile Hazine, Arabaalan Köyü Tüzel Kişiliği ve Cemal Şencan aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Biga Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 15.07.2004 gün ve 132/388 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalı Cemal Şencan'a karşı icra takibine geçtiklerini, vekil edeninin davalı Cemal'dan alacaklı olduğunu, borcunu ödemediğini, bu nedenle davalı Cemal Şencan'a ait olduğu anlaşılan ve haczedilen, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları açıklanan yaklaşık 1500 m2 yüzölçümündeki tapusuz taşınmazın Cemal Şencan adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Yargılama oturumlarına katılan köy tüzel kişiliğini temsilen köy muhtarı, davacı delillerini sunduktan sonra delillerini bildireceğini ve delil bildirme hakkının saklı tutulmasını istemiş, ancak sonraki yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Dava konusu taşınmaz maliki - davalı Cemal Şencan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal sebebine dayalı olarak ve İcra İflas Kanununun 94. maddesine dayanılarak alınan yetki üzerine TMK.nun 713 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince açılan tescil davasıdır.
Mahkemece, kazanma koşullarının davalı Cemal Şencan lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Davacı vekili, dava konusu taşınmazın borçlu Cemal Şencan adına tescilini istemiştir. Davalı Hazine ise yargılamadan sonra yaptıkları soruşturma sonucu tutulan 16.6.2003 günlü "idari tahkikat tutanağına" göre taşınmazın köy yerleşimi sırasında ormandan açılma yerlerden olduğunu savunmuştur. Ne var ki mahkemece bu konu üzerinde durulmadığı gibi herhangi bir araştırma ve incelemede yapılmamıştır. Davalı Hazine taşınmazın ormandan açılma yerlerden olduğu iddiasını ileri sürdüğüne göre, orman araştırma ve incelemesinin yöntemine uygun bir biçimde yapılması gerekmektedir. Bu bakımdan taşınmazın bulunduğu bölgede orman kadastro çalışmalarının yapılıp yapılmadığı hususunun Orman İşletme Şefliğinden sorulması, yapılmış ve kesinleşmiş orman sınırlandırması var ise, buna ilişkin harita, tutanak ve belgeler ile kesinleşme tarihini gösteren tutanakların getirtilerek dosya arasına konulması, uzman bilirkişi orman mühendisi vasıtasıyla yapılacak keşifte zemine uygulanması, taşınmazın kesinleşen orman sınırlandırma hattının dışında kalıp kalmadığının belirlenmesi, şayet kesinleşen orman sınırlandırması yok ise; bu takdirde gizli memleket haritası, orman amenajman haritası ve hava fotoğraflarının bulundukları yerlerden getirtilip dosyaya eklenmesi, az önce açıklandığı şekilde uzman bilirkişi vasıtasıyla uygulamasının yapılması, anılan belgelere göre; 6831 sayılı Kanunun 1. maddesi uyarınca taşınmazın Devlet ormanı veya Devlet ormanından açma sayılan yerlerden olup olmadığının saptanması gerekmektedir.
Öte yandan, taşınmaz maliki davalı Cemal Şencan, keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarında, taşınmazı Ramazan Elmas'tan 4-5 yıl önce satın aldığı, Ramazan Elmas'ın ise Mehmet Korkmaz'dan satın aldığı açıklanmıştır. Dosyaya sunulan Tapu Sicil Müdürlüğünün 1.9.2003 günlü yazılarıyla Teknik Bilirkişi Emin Yavuzaslan'ın 1.12.2003 günlü raporlarında; taşınmazın bulunduğu köyde kadastro çalışmalarının yapılmadığı bildirilmiştir. Yine Tapu Sicil Müdürlüğünün yazısına göre davacının senetsizden taşınmaz edinmediği belirlenmiş ise de, bu konuda Hukuk Mahkemeleri Yazı İşlerine Müdürlüğüne yazılan yazı cevabı beklenilmeden ve davalı Cemal Şencan'ın satıcıları hakkında miktar araştırması yapılmadan hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı Cemal'ın satıcıları durumunda bulunan Mehmet Korkmaz ve Ramazan Elmas'ın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca belgesizden taşınmaz edinip edinmedikleri hususunun Tapu Sicil Müdürlüğünden, alıcı Cemal Şencan, Ramazan Elmas ve Mehmet Korkmaz'ın zilyetliğe dayalı olarak tescil davası açıp açmadıkları hususunun o yer Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulması, açılmış tescil davaları var ise; bunlara ilişkin dosyalar getirtilerek miktar araştırması yönünden gözönünde tutulması gerekmektedir. Tüm bu hususlar gözardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulmuş bulunması doğru değildir.
Kabul şekline göre de; karar ve ilam harcının, vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesi de usul ve yasaya aykırıdır. TMK.nun 713/3. fıkrası uyarınca Hazine ve ilgili kamu tüzel kişileri tescil davalarında yasal hasım durumunda olup, her türlü yargılama giderlerinden sorumlu tutulamazlar. Zilyetliğe dayalı tescil davalarının kabulü veya reddi halinde anılan madde ve fıkra uyarınca vekalet ücreti, hükmedilecek nispi harç ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilir. Yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesi de bu bakımdan yerinde bulunmamaktadır. Bunun dışında; tescili istenen taşınmazın keşifle belirlenen toplam değeri 1 milyar TL. olduğu ve bu değer üzerinden nispi harcın hesaplanması gerektiği halde, dava dilekçesinde gösterilen 700 milyon TL. esas alınarak nispi harca hükmedilmesi de doğru değildir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde bulunduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 12.1.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy