(3402 S. K. m. 46)
Dava: Selamet Akkuş ile Şerif Akkuş aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Şebinkarahisar Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 25.10.2004 gün ve 69/97 sayılı hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş ise de; duruşma isteminin gider olmadığından reddine karar verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava konusu 105 ada 5 parsel içerisinde kalan yerin kendisine ait 105 ada 2 parselle bir bütün iken yaklaşık 7 yıl önce arazi taksimi ile arz üzerinde bölündüğünü, arz üzerindeki bölünmüş haliyle kullanırken kadastro çalışmaları esnasında arz üzerindeki sınır esas alınmadan sınırlandırma yapıldığını ve buna dayalı tespit yoluna gidildiğini davalıyla aralarında bu nedenle anlaşmazlık çıktığını açıklayarak dava konusu 105 ada 5 numaralı parselin arz üzerindeki mevcut sınırlara göre iptaliyle adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, ilk duruşma günü davacıyla haricen anlaştıklarını, sınırı belirlediklerini savunmuş, keşifte de davacının bu anlaşma karşısında 108 ada 13 numaralı parselin kendisine verilmesi gerektiğini, buna rağmen devre yanaşmadığını, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde kadastrodan önceki nedene dayanmış ve 20 yıl önce yapılan harici taksim ve arz üzerindeki bölünmüş hale göre sınır tespitinin yapılması gerekirken kadastro çalışmaları sırasında buna uyulmadığını ileri sürmüştür. Her ne kadar mahkemece, mahallinde keşif yapılmış ve davacı şahitleri dinlenmiş ise de, şahitlerden davacıya ait 105 ada 2 parsel ile davalıya ait 105 ada 5 numaralı parsel arasındaki eskiden beri yer alan ortak sınır sorulup belirlenmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş; mahallinde yapılacak keşifte taraf şahitlerini dinlemek, her iki taşınmaz arasındaki ortak sınırı belirlemek, bu sınıra göre davalının davacıya ait taşınmaza tecavüzü olup olmadığını, tecavüz varsa yüzölçümünü fen memuru bilirkişiye açıklatıp keşfi izlemeye ve ilerideki infaz işlemlerine yarayacak kroki tanzim ettirmek ve sonucuna göre bir karar vermek olmalıdır.
Sonuç: Davacının temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile eksik incelemeye dayalı, usul ve yasaya aykırı hükmün HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 10,10 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 10.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy