(4721 S. K. m. 713/3)
Dava: Nazmi Altaylı ile Hazine, Yeşilkent ve Yalnızkavak Köyleri Tüzel Kişilikleri aralarındaki tescil davasının kabulüne ve Yalnızkavak köyü hakkındaki davanın husumet yönünden reddine dair Durağan Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 16.04.2002 gün ve 49/29 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmaz bölümlerinin vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, tescil konusu taşınmazların zilyetlikle kazanılamayacak Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece 13.11.2001 günlü krokide belirtilen 328 m2 ve 1206 m2 yüzölçümündeki taşınmazların davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Tescil konusu taşınmaz bölümleri 1971 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında ırmak yatağı olması nedeniyle tespit dışı bırakılan yerlerdir. Yerel bilirkişi ve tanıklar, davacı ve miras bırakanının dava tarihinden geriye doğru 20 yıldan fazla süre ile tasarrufta bulunduğunu, ziraatçı uzman bilirkişi taşınmazların kültür arazisi niteliğinde bulunduğunu açıklaması üzerine mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Toplanan deliller ve dosya içeriğine göre, dava konusu taşınmaz bölümleri ile kuzeyinden geçen Gökırmak arasında seddelerin bulunduğu bildirilmiştir. Bu açıklamalar gözönünde tutularak seddelerin hangi kamu kuruluşu tarafından yapıldığının belirlenmesi, TMK.nun 713/3. maddesi hükmü gözönünde tutularak ilgisi yönünden davanın seddeyi yapan kamu kuruluşuna yöneltilmesi, yargılamaya geldiği takdirde savunma ve delillerinin sorulması, seddelerin yapımı ile ilgili harita ve projelerin getirtilip dosya arasına konulması, yeniden keşif yapılmak suretiyle taşınmazın seddeler nedeniyle yapılmış kamulaştırma mevcutsa bunlara elatmanın olup olmadığının araştırılması, seddelerin yapım tarihinden dava tarihine kadar geçen sürenin gözönünde tutulması, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy