(1086 S. K. m. 193/3, 437/1)
Dava: Süleyman Yener ile Hazine ve Ocaklı Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Ödemiş 2.Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 05.10.2004 gün ve 351/505 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dilekçesinde; Ocaklı köyü tüzel kişiliğine ait bulunan ve 25.8.1997 günü yapılan açık artırmayla satın alınan krokide A ve A1 harfleri ile gösterilen tapusuz taşınmaz bölümlerinin vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı köy tüzel kişiliğine dava dilekçesi tebliğ edilmesine karşın yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal sebebine dayanarak TMK.nun 713/1. ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince açılan tescil davasıdır.
Dava, davacı vekili tarafından 6.11.2002 tarihinde Ödemiş 1. Sulh Hukuk Mahkemesinde açılmış olup dava değerinin dava tarihi itibariyle 1.844.400.000 TL. olduğunun belirlenmesi nedeniyle ve Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle verilen görevsizlik kararı; davacı vekiline 13.6.2003, davalı Hazine vekili ile köy tüzel kişiliği temsilcisine ise; 19.6.2003 tarihinde tebliğ edilmiştir. HUMK.nun 437/1. maddesi uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesince verilen kararlar için öngörülen temyiz süresi 8 gündür. Son tebliğ tarihine göre, verilen hüküm 28.6.2003 tarihinde kesinleşmiş bulunmaktadır. Temyiz süresi ise, 27.06.2003 günü mesai saati bitiminde sona ermiştir. HUMK.nun 193/3. fıkrasında; "...temyiz süresinin sona erdiği veya Yargıtay onama kararının tebliğ edildiği tarihten başlayarak 10 gün içinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kağıdı tebliğ ettirilmesi gerektiği" öngörülmüştür. Bu bakımdan davacı vekili, en geç 07.07.2003 tarihinde başvurmak suretiyle dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini istemesi gerekirken, 10 günlük süre geçtikten sonra 11.7.2003 tarihinde Sulh Hukuk Mahkemesine başvurarak dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini istemiştir. Bu durum karşısında; HUMK.nun 193/3. fıkrasında öngörülen sürenin geçmiş bulunması nedeniyle aynı maddenin son fıkrası uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği halde; Asliye Hukuk Mahkemesince, işin esasına girilerek hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy