(4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 17/son)
Dava: Bedriye Yaşar ile Hazine ve Gökçeyurt ( Nenek ) Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Ankara 21.Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 19.10.2004 gün ve 482/446 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dilekçesinde mevkii ve hudutlarını yazdığı 1200 m2 yüzölçümlü taşınmazın 1952 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında ziraate gayri sahih arazi olması nedeniyle tapulama dışı bırakıldığını, vekil edeninin imar-ihya etmek suretiyle 30 yılı aşan zilyetliğinin bulunduğunu açıklayarak dava konusu taşınmazın müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, zilyetlik şartlarının gerçekleşmediğini, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu açıklayıp davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre aşağıda belirtilen hususlar dışında davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.
Dava konusu taşınmazın 1952 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında boş olarak bırakıldığı Kadastro Müdürlüğünün yazısından anlaşılmaktadır. Davacı vekili, dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın ziraate elverişli olmayan arazi olması sebebiyle tespit dışı bırakıldığını belirtmekte ve imar-ihya işlemleri tamamlandıktan sonra müvekkilinin zilyetlik süresinin iktisabı sağladığını açıklayarak tescil talep etmektedir. Böyle bir arazinin imar-ihya yoluyla iktisap edilebilmesi için 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17/son maddesine göre; imar planının kapsadığı alanda kalmaması gerekir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın imar planı kapsamında kalıp kalmadığı hususu usulüne uygun bir biçimde araştırılmamıştır.
Ayrıca, TMK.nun 713. maddesine göre, olağanüstü zamanaşımı zilyetliği yoluyla bir taşınmazın tapuya tescil edilebilmesi için tapuda kayıtlı olmaması gerekir. Mahkemece dava konusu taşınmazın tapuda kayıtlı olup olmadığı Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulup araştırılmamıştır.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgeye ait 1971 tarihli hava fotoğrafları getirtilip mahallinde bilirkişiler marifetiyle uygulattırılmıştır. Bu tarihten taşınmazın imar planı içerisine alındığı tarihe kadar geçecek süre davacı lehine zilyetlik yoluyla iktisaba imkan vermeyebilir. Davacı 30 yılı aşan zilyetlikten söz etmektedir. Dinlenen davacı şahitleri de 1930'lu yıllarda başlayan zilyetlikten söz etmektedirler. Bu hale göre, kadastro çalışmalarının tamamlandığı 1952 yılından sonraki hava fotoğraflarının getirtilip uygulanması gerekir.
Mahkemece yapılacak iş: 1952 yılından sonraki 1971 yılından önceki tarihli hava fotoğraflarını getirtip mahallinde uygulatmak, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerin imar planı kapsamı içerisine alınıp alınmadığını, imar planı kapsamına alındığı tarihe kadar imar-ihya işlemlerinin tamamlanıp iktisap sağlayan zilyetlik süresinin dolup dolmadığını ve dava konusu taşınmazın tapuda kayıtlı olup olmadığını sorup belirlemek ve elde edilecek sonuca göre karar vermek olmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile eksik incelemeye dayalı, usul ve yasaya aykırı hükmün HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy