(3402 S. K. m. 14/B-3, 18/2)
Dava: Mehmet Sarıkaya ve Rabia Sarıkaya ile Hazine ve Koçhisar Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Sandıklı Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 21.09.2004 gün ve 321/609 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin 1978 yılında öldüğünü, dava dışı 242 parselin kadastro çalışmaları sırasında muris Murat Sarıkaya adına tespit gördüğünü, murisin ölümü ile bu taşınmazın müvekkillerine kaldığını, müvekkillerinin 242 parselin kuzeyinde bulunan köy boşluğu niteliğiyle tespit dışı kalan 1000 m2 yüzölçümündeki yere zilyet bulunduklarını açıklayarak bu yerin 242 parselle birlikte müvekkilleri adına tescilini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, dava konusu yerin yol boşluğu olarak tüm köylünün kullanımına ait bulunduğunu, dava konusu yere müdahale edenler aleyhine açılan kamu davasında mahkumiyet kararı verildiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu yerin 28.11.1961 tarihinde köy meydanı olarak tespit dışı bırakıldığı bu tarihten dava tarihine kadar 20 yıldan çok fazla bir zamanın geçtiği, taşınmazın niteliği itibariyle zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu açıklanarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında "köy meydanı" olarak tespit dışı bırakıldığı ve haritasında gösterildiği, bu tespitin 28.11.1961 tarihinde kesinleştiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. İhtilaflı husus, mahkemenin kabul ettiğinin aksine köy meydanlarının zilyetlik yoluyla kazanılıp kazanılamayacağı noktasında toplanmaktadır. Dava konusu yere müdahaleden dolayı davacılardan Rabia'nın kocası İbrahim aleyhine açılan kamu davasında tecavüzlü yerin 242 parselin kuzeyinde ve köy boşluğunda kaldığı açıklanarak İbrahim Sarıkaya'nın mahkumiyetine karar verilmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16. maddesinin ( B ) fıkrasının 3. bendinde "...Yol, meydan gibi orta mallarının..." haritasında gösterilmekle yetinileceği düzenlenmiştir. Dava konusu yer "köy meydanı" olarak paftasında gösterilmiştir. Bu hale göre, dava konusu taşınmaz köy orta malı niteliğindedir. Bu gibi yerler 3402 sayılı Kanunun 18/2. maddesine göre özel mülkiyete konu teşkil etmezler ve zilyetlikle iktisapları mümkün değildir. Davanın bu nedenle reddine karar vermek gerekirken kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve yasaya aykırı hükmün HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA 10.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy