(6831 S. K. m. 17)
Dava: Ürkiye Kayar ve müşterekleri ile Hazine, Orman Genel Müdürlüğü, Karayolları Genel Müdürlüğü ve Yiğitali Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Bursa 4.Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 14.07.2004 gün ve 850/367 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Genel Müdürlüğü vekilleri tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, miras ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı Hazine ile Orman Genel Müdürlüğü vekilleri, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili ile Orman Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davanın kabulüne ilişkin önceki hüküm, 6831 sayılı Kanunun 17. maddesi kapsamında yeterli araştırma ve inceleme yapılmamış olması nedeniyle bozulmuştu. Bozma doğrultusunda yapılan keşif sonucu uzman bilirkişi kurulundan alınan 02.06.2004 ve 24.06.2004 tarihli raporlarda; dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi hükmü dikkate alınarak değerlendirme yapıldığı, ormandan kazanılmış yer olmadığı, bugün olduğu gibi öncesinin de tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, güney ve batısı ormana sınır olmakla birlikte, kuzey ve doğusunda şahıs tarlalarının yer aldığı, orman bütünlüğünü bozmadığı belirlendiğinden, kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; varılan sonuç, toplanan deliller ve dosya kapsamına uygun düşmemektedir. 24.06.2004 tarihli rapor ekinde Ormancı Bilirkişi Vedat Kızıldağ'ın orman kadastro paftası üzerinde yapmış olduğu belirlemeye göre, dava konusu taşınmaz P.24 nolu 100 dönümlük toplu tarım arazisinin bulunduğu bölüm içerisinde kalan bir yerdir. Aynı paftada P.24 ile bunun bağlantıları olan P.25, P.26 ve PXI sayılı taşınmaz bölümlerinin sınırları tamamen ormanla çevrili bulunmaktadır. Bilirkişi raporlarındaki bu açıklamalar ile paftaya göre dava konusu taşınmazın, dört tarafı ormanla çevrili olan P.24 sayılı orman içi boşluk içerisinde kaldığı açıkça bellidir. Bir taşınmazın orman içi boşluk ( açıklık ) sayılması için yüzölçümünün büyüklük veya küçüklüğü belirleyici bir unsur değildir. Dört tarafı ormanla çevrili taşınmazlardan biri olan P.24 sayılı 100 dönümlük parsel, orman içi boşluk olduğuna göre, bunun içerisinde yer alan dava konusu taşınmazın da orman içi boşluk alanda kaldığının kabulü gerekir. Taşınmazın çevresinde başka kişilerin zilyetlik ve tasarrufu altındaki tarım arazilerinin bulunması, ayırt edici unsur olarak kabul edilemez ve orman içi boşluk olgusunu ortadan kaldırmaz. Dört tarafı Devlet ormanı ile çevrili bulunan böyle bir yerde kullanma ve zilyetliğin sürdürülmesi orman aleyhine genişletme yaratacağından ve ormanın bütünlüğünü bozacağından hiçbir şekilde özel kişilerin tasarrufuna izin verilmemiştir. Başka bir anlatımla, böyle bir yerdeki zilyetlik yasaklanmış olduğu için kazanma bakımından hukuken bir değer taşınmaz. Dava konusu yerin 6831 sayılı Kanunun 17. maddesindeki özellikleri taşıdığına ve bu yere ait mülkiyet ve tasarruf belgesi de bulunmadığına göre orman içi boşluk kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, belirlenen maddi ve hukuki olgulara uygun düşmeyen bilirkişi raporlarına değer verilerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine vekili ile Orman Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 19, 15 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edenlerden Orman Genel Müdürlüğüne iadesine 24.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy