(4721 S. K. m. 706, 713) (3402 S. K. m. 13) (818 S. K. m. 213) (2644 S. K. m. 26) (1512 S. K. m. 60, 80 ) (3194 S. K. m. 18)
Dava: Selahattin Kısa ile İdris Özdilek aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 04.05.2001 gün ve 714/602 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, Bakırköy 2.Noterliğinin 29.08.1989 tarih ve 52447 yevmiye nolu satış sözleşmesi ile pafta 3, 296 nolu parseli davalı İdris Özdilek'ten satın aldığını, bugüne kadar tapu satış işlemlerini yapmadığını ve tapuyu vermediğini açıklayarak davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazın paylı olduğunu, 30 kişiye satış yaptığını, tapuyu vermemek gibi bir iddiasının bulunmadığını, avukatı tarafından yapılan işlemlerin tamamlanmadığını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalının 21.12.2000 tarihli oturumda, davacı vekilinin istemini kabul ettiği, özel parselasyon yapılmadığı, davacının tapusunu bu nedenle vermediği, özel parselasyon yapıldığında davacının tapusunu vereceğini açıkladığı, böylece davanın konusunun kalmadığı gerekçe gösterilmek suretiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, harici satın almaya dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davasıdır.
Davacı, dava dilekçesinde noter satış sözleşmesinden söz etmekte ise de, esasen taraflar arasında düzenlenen Hisseli gayrimenkulden hisse satış senedi başlıklı tarihsiz belge ile davacının dava konusu parselden 175 m2'lik taşınmaz bölümü satın aldığı, sadece senette bulunan imzaların 29.08.1989 tarih 52447 yevmiye nolu noter senedi ile onaylandığı, ortada düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden söz etme olanağının bulunmadığı, davanın harici satışa dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davası olduğu anlaşılmıştır. Kural olarak, kanunların açınca izin verdiği (TMK. nun 713/2, 3402 sayılı Kanunun 13/B-b-c) istisnalar dışında tapulu taşınmazların harici satış senedi ile satın alınması veya satılması mümkün değildir. TMK. nun 706 (MK.nun 634) Borçlar Kanunu'nun 213, 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26 ve Noterlik Kanunu'nun 60 ve 80. maddelerinde; Taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olması, resmi şekilde düzenlenmiş bulunmalarına bağlı olduğu açıklanmıştır.Yani tapulu taşınmazların, Tapu Sicil Memuru huzurunda resmi şekilde satışlarının yapılması bir geçerlilik koşulu olup, kanıtlama koşulu değildir. Açıklanan bu kanun maddeleri karşısında davalı tarafından davacıya yapılan satış geçersiz olup, hukuken bir değer taşımaz. Bundan ayrı 3194 sayılı Kanunun 18/son fıkrası uyarınca düzenli imar planlarının yapılmasının sağlanması ve çarpık kentleşmenin önlenmesi için paylı mülkiyetteki bir payın parçalara bölünerek satılması yasaklanmıştır. Bu yönüyle de yapılan satış geçersizdir. Davanın bu sebeple reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş bulunması doğru değil ise de, dava redle sonuçlanmış olup sonucu itibariyle doğru olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 10,10 YTL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan l,10 YTL'nın temyiz edenden alınmasına 27.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy