(2886 S. K. m. 45)
Dava: Süleyman Tek ve Ahmet Aslıhak ile Cemal Gül ve Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Çorum 3. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 14.10.2004 gün ve 586/394 sayılı hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş ise de; duruşma talebinin değer yönünden reddine karar verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, 116 ada 2 parsel sayılı taşınmazı vekil edenlerinin 60 yıl süre ile zilyetliklerinde bulundurduklarını, işgal tazminatı ödediklerini, ancak kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, sonradan diğer davalı Cemal Gül'e satıldığını belirterek tapu kaydının iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cemal Gül vekili dava konusu parseli iyiniyetle tapudan satın aldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuş, diğer davalı Hazine vekili, 2886 sayılı Yasanın 45. maddesine göre açık teklif usulü ile davalı Cemal Gül'e satıldığını, satışın köyde ilan edildiğini, davacıların satın alma isteklerinin olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davalı Cemal Gül'ün açık teklif usulü ile satın aldığı, ilana rağmen davacıların satın alma isteğinde bulunmadıkları gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 116 ada 2 parsel, 20.01.1995 tarihinde kadastro yolu ile ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tescil edilmiş, 21.06.2002 tarihinde 2886 sayılı Yasanın 45. maddesi uyarınca açık teklif usulü ile yapılan satış yolu ile diğer davalı Cemal Gül adına tescil edilmiş, 24.09.2002 tarihinde ayırma işlemi ile aynı ada 16, 17 ve 18 parseller oluşmuş ve aynı tarihte 16 parsel dava dışı Süleyman Karataş'a, 17 parsel Mustafa Karataş'a satılmıştır. 18 parsel davalı Cemal Gül üzerinde kalmıştır.
Taşınmaz başında yapılan keşifte ve yargılama oturumlarında dinlenen davacı tanıkları Dursun Şimşek, Ahmet Şen ve davalı tanığı Abidin Gül, dava konusu taşınmazın öncesinin mer'a olduğunu, kısmen harman döküldüğünü, davacının kullanımına köy muhtarının karşı çıktığını açıklamışlardır. Bir yerin mülkiyetinin kazanılması için diğer olumlu ve olumsuz kazanma koşullarının yanında özel mülkiyete elverişli olması gerekir. Mer'alar süresi neye ulaşılırsa ulaşılınsın zilyetlik yolu ile kazanılamazlar. Az yukarıda açıklanan taraf tanıkları davaya konu taşınmazın öncesinin mer'a olduğunu belirtmişlerdir.
Sonuç: Bundan ayrı; Davanın açıldığı 17.04.2003 tarihinde 116 ada 2 parselden bölünme 16 ve 17 parseller davalılar adına tapuda kayıtlı değildir. Bu parseller için davalılar hakkında taraf sıfatı yokluğundan, 18 parsel için ise mer'a niteliğinde olup zilyetlik ile kazanılmayacağından reddine karar vermek gerekirken değişik düşünce ve gerekçeler ile reddi doğru değil ise de ret kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle yerel mahkeme hükmünün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 10,10 YTL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1,10 YTL'nin temyiz edenden alınmasına 25.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy