(3402 S.K. m.14) (4721 S.K. m.713)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 157 ada 11 parsel sayılı 938.94 m2 yüzölçümündeki taşınmaz satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Şuayip Gülsoy ve İsmail Avcı adlarına tespit edilmiştir. askı ilan süresi içinde Elmas Kaplan kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve miras hakkına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece dava konusu parselin bilirkişi krokisinde ( A ) harfi ile gösterilen 522.12 m2'lik kısmın davacı Elmas Kaplan, beyaz renkli olarak gösterilen diğer kısmın davalılar Şuayip Gülsoy ve İsmail Avcı adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Şuayip Gülsoy ve İsmail Avcı tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece kesin hüküm nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Taşınmazın temyize konu edilen ve 16.6.2003 günlü krokide A harfi ile gösterilen kırmızı renkle boyalı 522.12 m2'lik bölümünün davacının miras bırakanı 1951 yılında ölen Fahrettin'den kaldığı ve davalı tarafın dayandığı 12.1.1967 tarihli satış senedinin de taşınmaza uygunluğu uyuşmazlık konusu değildir. Senette yazılı sınırlar krokisinde de izlendiği üzere eylemli duruma uygun düşmektedir. Uyuşmazlık, ortada kesin bir hükmün var olup olmadığı değilse davalıların satın alma iddiasına değer verilip verilemeyeceği ve davalılar yararına taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı yönlerinde toplanmaktadır. Dava konusu edilen yerin Niğde 1. As. Huk. Mahkemesinin 1988/308-1992/502 sayılı ilamlarına konu olan yer olduğu mahkemenin kabulünde olduğu gibi taraflarında bu yöne ilişen aksi yönde bir iddiaları bulunmamaktadır.
Davacı Elmas Kaplan'ın aynı yerle ilgili olarak Asliye 2. Hukuk Mahkemesinde 1975/294 esasına kayıtlı açmış olduğu elatmanın önlenmesi davası usulden reddedilmiş ve kesinleşmiştir. Söz konusu davanın, olumlu sonuçlanmamış olması nedeniyle davalıların zilyetliğinin kesilmesine yada katına neden olduğu söylenemez. Elmas Kaplan daha sonra 1988 yılında aynı yerle ilgili olarak tekrar elatmanın önlenmesi davası açmış ve yapılan yargılama sonunda 29.12.1992 gün 1988/308-1992/502 sayılı kararla ( 4/c fıkrasında ) davacı Elmas Kaplan'ın hissesi oranında davalıların elatmasının önlenmesine karar verilmiş, davacı Elmas'ın temyizi reddedilmiş ve karar onanmak suretiyle kesinleşmiştir.
Hal böyle olunca kesin hüküm yalnızca davacı Elmas payıyla sınırlı bulunmaktadır. Diğer mirasçıların payları yönünden kesin bir hükmün varlığından söz edilmesi mümkün değildir. Senedin düzenlendiği 1967 tarihinden itibaren davanın açıldığı 1988 tarihine kadar taşınmazda davalıların 20 yılı aşkın süre ile zilyet oldukları değişik tarihlerde yapılan keşiflerde dinlenen bilirkişi ve tanıklarca haber verilmiştir. Fahrettin terekesinin taksim edildiği ve taksim sonunda taşınmazın müstakilen davacı Elmas'a isabet ettiği ileri sürülüp kanıtlanmaması karşısında mirasçılardan Muhsin'in tek başına yaptığı satışa değer verme olanağı yoksa da, taşınmazda davalıların 20 yılı aşkın zilyet olmaları ve M.Y.'nın eski 639 yeni 713. ve 3402 sayılı K.Y'nın 14. maddesinde ( iyi niyet ) ilkesine yer verilmediğinden davalılar yararına kazandırıcı zamanaşımı hükümlerinin işleyeceğinde duraksamamak gerekir. Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgular karşısında mahkemece taşınmazın miras payı oranında davacı Elmas ile davalılar adına tesciline karar vermek gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere taşınmazın tümünün davacı Elmas adına tesciline karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalılar Şuayip Günsoy ve İsmail Avcı'nın temyiz itirazları yerindedir. Açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine 4.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy