(4721 S. K. m. 713)
Nevzat Avcı ile Hazine ve Narlıçerkezler Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Pazarcık Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 06.11.2003 tarih ve 412/689 s. hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili ile duruşmasız olarak tetkiki ise; Hazine vekili taraflarınca istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 13.04.2004 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden Hazine vekili Avukat Ulviye Sarp ve karşı taraftan duruşma isteyen davacı vekili Avukat Hüseyin Doğan geldiler. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın kazanmayı sağlayan zilyetlik sebebiyle vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, 11.07.2002 tarihli yargılama oturumunda tescil konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan Aksu Çay yatağında yer aldığını, ayrıca Hazinece kiralanan Narlı Kum Ocağı sahasında kaldığını, açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı köy temsilcisi, yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece, uyulan Yargıtay bozma ilamları uyarınca yapılan araştırma, inceleme ve toplanan delillere göre kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro Müdürlüğü'nün karşılık yazısında dava konusu taşınmazın 1962 yılında taşlık ve hali niteliği ile tesbit dışı bırakıldığı bildirilmiş ise de, paftaya göre kumluk ve çakıllık niteliğinde olan bir yerdir. Yerel Bilirkişi ve tanıklar 1970-1971 yıllarında Kartalkaya Barajı'nın yapılması sebebiyle Aksu Çayı'nın etkisi altında kalan dava konusu yer üzerindeki küçük taşların ve yabani otların davacı tarafından temizlenmek suretiyle ihyaya muhtaç olmayan bu yeri dava gününe kadar 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak tasarruf ettiğini bildirmişlerdir.
Ziraatçi uzman bilirkişi tescil konusu taşınmazın killi, tınlı, yeterli miktarda toprak derinliğine sahip kültür arazisi niteliğinde bulunduğunu bildirmiştir.
Uyulan Yargıtay bozma ilamı uyarınca birbirini doğrulayan uzman jeolog bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlara göre, dava konusu taşınmazın halen akmakta olan Aksu Çay yatağına 850 - 900 m. mesafede yer aldığını, çay ile taşınmaz arasında 4-5 m. değişen kot farkı bulunduğunu, komşu taşınmazlarla aynı arazi yapısına sahip kil, kum ve çakıl ardalanmasından oluşan, Aksu Çayı'nın aktif yatağı ve etkisi altında kalmayan bir yer olduğunu açıklamışlardır.
Teknik ve harita mühendislerinden oluşan bilirkişi heyetinin düzenlemiş olduğu raporda da tesciline karar verilen taşınmaz bölümünün kum ocağı sahası dışında kaldığı bildirilmiştir.
Mahkemece, yapılan araştırma, inceleme ve toplanan deliller gözönünde tutularak davanın kabulüne karar verilmiştir. Dava konusu edilen taşınmaz bölümü uzman bilirkişi raporlarına göre Aksu Çayı'nın aktif yatağı, etki alanı ve kum ocağı sahası dışında kalan özel mülkiyet biçiminde tasarruf edilen bir yer olduğuna, uyuşmazlığın niteliğine göre bütün kanuni ilanlar ve incelemeler yapıldığına ve dava gününe kadar kazanma koşulları oluşmuş bulunduğuna göre yazılı biçimde davanın kabulüne karar verilmesinde yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.
Davalı Hazine vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve 2588 s. Kanunla eklenen 492 s. Harçlar Yasasının 13/j maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına 13.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy