(4721 S. K. m. 501, 713)
Dava: Mehmet Cevat Cengiz ile Hazine ve Beşiktaş Belediye Başkanlığı aralarındaki dava hakkında İstanbul 5. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 11.05.2004 tarih ve 539/137 sayılı hükmün Dairenin 20.09.2004 gün ve 5132/5808 sayılı ilamiyle onanmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, Dairemizin 29.09.2004 tarih 2004/5132 esas, 2004/5808 sayılı onama kararının TMK. nun 713/2. maddesine aykırı olduğunu, tapu kayıt malikinin ölü olduğunun dosyadaki nüfus kayıtları ile belirlendiğini açıklayarak karar tashihi talebinde bulunmuştur.
Davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkilinin dava konusu 613 ada 128 parsel numaralı taşınmazı kayıt maliki Hatice Seher Dündar'dan 30 sene kadar önce kiraladığını, halen ailesiyle birlikte burada ikamet ettiğini ve mecuru nizasız ve fasılasız kullandığını açıklayarak TMK. nun 713/2. maddesi gereğince tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, TMK. nun 713/2. maddesine göre açılacak davaların kayıt malikine yöneltilmesi gerektiği, Hazine ve belediyenin hasım gösterilemeyeceği açıklanarak dava reddedilmiş, Dairemizin 29.09.2004 tarih 2004/5132 esas, 2004/5808 karar sayılı onama kararında bu tür uyuşmazlıklarda davanın kayıt malikine, kayıt maliki ölmüş ise mirasçılarına yöneltilmesi gerektiği, kayıt malikinin mirasçıları belirlenmeden Hazine ve belediyeye karşı davanın açılmış olmasının doğru olmadığı açıklanarak mahkeme hükmü onanmıştır.
Yerel mahkemenin ve Dairemizin onama kararının gerekçesinin aksine kayıt maliki Hatice Seher Dündar'ın ve çocukları Gökçay ve Mete'nin de çocuksuz olarak öldükleri nüfus kayıt örneğinden anlaşılmaktadır. Bu gibi durumlarda, kayıt malikinin mirasçılarının veraset belgesi getirtilerek belirlenmesi, TMK. nun 501. maddesine göre Devletin son mirasçı olduğunun düşünülmesi gerekir.
Ancak, açılan bu davada, davacı vekili müvekkilinin taşınmazı Hatice Seher Dündar'dan 30 yıl önce kiralayarak taşınmazda oturduğunu açıklamaktadır. Oysa, TMK.713/2. maddesine göre taşınmazın zilyetlik yoluyla iktisap edilebilmesi için 713/1. maddesindeki şartların gerçekleşmesi gerekir. TMK. nun 713/1. maddesi zilyetliğin 20 yıl süreyle ve malik sıfatıyla sürdürülmesi gerektiğini belirtmektedir. Davacının da kabul ettiği gibi zilyetlik malik sıfatıyla değil, kiracı sıfatıyla sürdürülmüştür. TMK. nun 713/2. maddesi Aynı koşullar altında diyerek 713/1. maddesindeki şartlara atıfta bulunmuştur. Mahkemece davacının, malik sıfatıyla zilyet bulunmadığı açıklanıp davanın bu gerekçeyle reddine karar verilmesi gerekirken değişik gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi bu hükmün mahkeme gerekçesine atıf yapılarak onanması da doğru olmamıştır. Ancak dava retle sonuçlandığına göre sonucu itibariyle doğru olan hükmün onanması gerekir.
Sonuç: Açıklanan nedenle davacı vekilinin karar tashihi talebinin kabulüne, Dairemizin 20.09.2004 tarih 2004/5132 esas, 2004/5808 sayılı onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme tarafından verilen karar redde ilişkin olup sonucu itibariyle doğru olduğundan yukarıda açıklanan gerekçeyle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 11,20 YTL onama harcın peşin harçtan mahsubu ile artan 9,40 YTL'nın istek halinde temyiz edene iadesine, 24.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy