(3402 S. K. m. 12)
Dava: Muammer Altunhan ile Ayşe Filiz aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Lalapaşa Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 31.03.2004 gün ve 43/31 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, uyuşmazlık konusu parsellerin kayıt maliklerinden Ayşe Filiz'in paylarını 1973 yılında yakın miras bırakan babası Musa'ya satıp devrettiğini, kadastro tespiti sırasında bu hususun gözden kaçırıldığını belirterek Ayşe Filiz'in adına kayıtlı payların miras payı olan 1/4 payı oranında iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Ayşe vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 104 ada 35 ve 153 ada 2 parsel hakkındaki davanın hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle, 126 ada 94, 127 ada 20, 129 ada 23, 140 ada 30, 147 ada 28 ve 151 ada 5 ve 76 parseller hakkındaki davanın usulden reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
104 ada 35 ve 153 ada 2 parselin kadastro tutanakları 30.07.1992 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı, tespitten önceki sebebe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Her iki parselin kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten 29.05.2003 dava tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde belirtilen on yıllık hak düşürücü süre geçmiş bulunduğuna göre bu parseller hakkındaki davanın yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Diğer parsellere ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Yukarıda ada ve parsel numaraları yazılı dava konusu yerler hükmen davalı Ayşe ile davacının miras bırakanı Musa Altunhan ve Ahmet Altunhan adına tapuya tescil edilmiştir. Davacı vekili, davalı Ayşe'nin tüm parsellerdeki haklarını 1973 yılında yakın miras bırakanı Musa'ya satıp devrettiğini, miras payı oranında Ayşe'nin adına yazılı bulunan tapu kaydının iptali ile tescile karar verilmesini istemiştir. Açıklandığı üzere; davacı, 1996 yılında ölen miras bırakanı Musa'nın satın alması ve miras yoluyla intikale dayalı olarak dava açmıştır. Musa'nın ölüm tarihine göre terekesi elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olup, taksim olgusu da ileri sürülmemiştir. Elbirliği mülkiyette iştirakçilerden her birinin hakkı taşınmazın tamamı üzerine yayılmış olup, belli payları bulunmamaktadır. Taşınmazların belirlenen bu durumu karşısında davacının miras payı oranında açmış olduğu iptal ve tescil davası dinlenemez. Diğer yönden, miras ortaklığı adına dava açılmadığı için diğer mirasçıların katılımlarının sağlanması ya da miras ortaklığına temsilci tayini suretiyle de davanın yürütülmesi mümkün değildir. Mahkemece, bu gerekçelerle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sonuç: Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 10,10 YTL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1,10 YTL'nin temyiz edenden alınmasına, 01.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy